menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Dünyanın En Tuhaf Mahluku’nun maceraları

42 0
14.06.2026

Bu başlığı, en büyük milli şairimiz Nazım Hikmet’in bir şiirinden aldığımız nitelendirmeye, kendimizin eklediği ve Nazım’ın belirttiği “tuhaf” olmanın küresel karakterini ifade eden kısmını iliştirerek uydurduk. İyi de ettiğimize inanmaktayız. Çünkü, insanoğlu o derecede “tipik ve yeknesak” bir yaratık ki, bunun Türkü, Filipinlisi, Endonezyalısı olmadığını her geçen gün açık seçik görmekteyiz. Dolayısı ile, Nazım’ın şikayetlerini genelleştirip, insanoğlunun “inşaat halinde bir yaratıktan”, İbni Arabi’nin Vahdet-i Vücud veya Hallac-ı Mansur’un “Ben Hakk’ım” diyerek ifade ettiği, o insan-ı kamil varlığına doğru yaptığı “çok yavaş ve problemli” seyahatinden bahsedeceğiz.

Nazım Hikmet bizim en büyük milli şairimiz olarak, hemen herkesin gönlünde yer alır. Gün geçmez ki internette onun bazı şiirlerinin yer aldığı mesajlar ile, halkımız günün özetini yansıtır bizlere. İşte Kuvayı Milliye Destanı gibi, Türk insanının en büyük mücadelesini yücelten bu büyük destanın şairi, 1947 senesinde, halkına bir de diğer taraftan bakmak ihtiyacı hissetmiş olmalı ki “Dünyanın En Tuhaf Mahluku” adli şiirini yazar. Daha yeni girdiği hapishanede, 28 yıl mahkumiyet çekecektir. Ve hem kendi durumundan, hem de memleketin halinden şikayetinin sonucu olarak, bu şiir dile gelir:

Halkın hafızasını silip olan bitenleri unutturmakta ustalaşan dünya!

ŞİKAYET Mİ YAKINMA MI DURUM TESPİTİ Mİ?

“Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin.

Bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef.

Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını

sürüye katılıverirsin hemen, ve âdeta mağrur, koşarsın mezbahaya.

Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,

hani şu derya içre olup, deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.

Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende.

Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer

ve hâlâ şarabımızı vermek için........

© Aydınlık