menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maradona ve Messi

61 0
20.07.2026

Bazı ülkelerden söz edildiğinde akla hemen milli futbol takımları gelir. Dünya şampiyonu olmuşlardır, futbol okulları kurmuşlardır ve yıldızlar yetiştirmişlerdir. Ancak bazı futbolcular diğer yıldızlardan ayrılır. Bazen “sihirbaz”, bazen “deha” olarak anılırlar. Arjantin denince akla gelen hemen milli takımından önce farklı dönemlerde top koştursalar da Maradona ve Messi’dir. Hatta sadece Arjantinli değil, birçok ülkeden spor yorumcuları bu iki futbolcunun “adeta başka gezegenden geldiklerini” söyler.

Villa Fiorito’nun yoksul mahallesinde, kısa boylu bir çocuk yıpranmış bir deri futbol topunun peşinden koşarken, bir gün dünyanın onu Diego Armando Maradona olarak tanıyacağının farkında değildi. Yirmi yedi yıl sonra, Rosario şehrinde, yaşıtlarından daha kısa boylu ama yetenekli bir başka çocuk, savunmacılarla mücadele etmeden önce büyüme hormonu eksikliğiyle mücadele ediyordu. Bu çocuk da Lionel Andrés Messi idi.

İKİ 10 NUMARA İKİ İSTİSNA

Zaman geçtikçe stadyumlar ve taktikler değişiyor ve gelişiyor. Oyun giderek hızlanıyor. Ancak çok sayıda yorumcuya göre, bir şey değişmeden kaldı: Arjantin’in 10 numarası milli formayı giydiğinde, futbolun kuralları sanki çok az da olsa esniyor.

Özünde futbol, olasılıklar oyunu. Bir pas başarılı olabilir veya başarısız olur. Bir şut hedefi bulabilir veya ıskalayabilir. Taktik bir plan küçük bir ayrıntı yüzünden çökebilir. Ancak çoğunluğa göre, Maradona ve Messi, bu kuralı altüst eden istisnalardır. Zira başarı olasılığını artıran iki isim oldular.

Johan Cruyff’un “Futbol oynamak basittir, ancak basit futbol oynamak çok zordur” şeklinde meşhur bir sözü var. Messi için sadelik, hareketi azaltmakla ilgili değil, kaosu ortadan kaldırmakla ilgili. Topu alıyor, başını kaldırıyor ve uyguladığında, en zor seçenek olmasına rağmen........

© Aydınlık