Her devlet diyenin
Waterloo savaşında Fransa’yı yenerek dünya hegemonyasını perçinleyen İngiltere, 1. Dünya Savaşı sonrası büyük borç batağı içine girdi. 1929 iktisadi krizi ile dünya, başta Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere büyük krize girdi.
1821 yılında dünyada ilk altın ile kendi para birimini endeksleyen ülke olan İngiltere, 1931 yılında bu denkliği bozmak zorunda kaldı. İngiltere’nin peşinden ABD geldi.
Klasik liberal sistem sarsılıyordu. Ona bir can simidi lazımdı. Can simidi, İngiltere maliye sistemi bürokratları içinden geldi. John Maynard Keynes emperyalist sistemin kurtarıcısı olarak ortaya çıktı.
Eksik istihdamın yarattığı sorunlar üzerinden giderek, devletin ekonomiye gerektiğinde müdahale etmesi gerektiğini ileri sürdü.
Ekonominin motorunun arz değil, talep olduğunu öne sürerek yapılacak kamu harcamaları ile piyasalara kamu harcamaları yolu ile para sürerek toplam talebi artırmak gerektiğini söyledi.
Devlet gerektiğinde katı bütçe denkliğinden vazgeçerek bütçe açığı vermeli, yani piyasada talebi artıracak önlemler almalıydı.
Sonuçta devlet “müdahaleci” olmalı ve dengeye gelmeyen piyasaları müdahale ederek dengeye oturtmalıydı.
Aynı dönemde 1917 Ekim Devrimi sonrası Sovyetler Birliği ekonomisini oturtmaya çalışan Sovyet yöneticileri 1929 yılında ilk planlı ekonomi uygulamalarına başladılar. Aynı dönemde de Türkiye’de Mustafa Kemal ve arkadaşları........
