menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Esinlendiğim iğde ağaçları

26 0
28.07.2026

Doğum yerim Denizli’de, yaşamımızın geçtiği İzmir’de çok iğde ağacı vardı. Konuk öğretim üyesi olarak gittiğim Tokat’ta ve ünlü Çamlıbel’de karayolu kenarında yetişkin iğde ağaçlarını gördüm. Suyu sodalı olan Van gölü kıyısında yer alan Yüzüncü Yıl Üniversitesi yerleşkesindeki çorak topraklarda da vardı. Iğdır ilinin Tuzluca ilçesindeki tuz mağaralarından sızan tuzlu suların yayıldığı alanda bitki olarak sadece ılgın ve iğde vardı.

İğde akla gelebilecek en kötü koşullarda bile yetişir ve toprağın özelliklerini iyileştirir.

Daha önce söz ettiğim Mordoğan Kampında, deniz kıyısında çıplak kayalar vardı. Bu kayaların az ötesinde rüzgârla taşınan tuzlu su zerreciklerinin etkilediği birkaç dekarlık çorak araziyi ıslah etmek için üç dört sıra iğde ağacı dikilmişti. Şimdi yetişkin olan bu ağaçların ilk sırada olanlarının bazı dalları, denizden savrulan tuzlu su nedeniyle kurumuş, ancak gövdeleri sağlam. Her halinden bakımsız olduğu anlaşılan bu parseldeki adam boyunda büyümüş kuru otlar, toprağın özelliklerinin iyileştiğini kanıtlıyor.

Denizli Sarayköy’deki bahçemizde bir iğde ağacından babam bilek kalınlığında bir dal kesti. Uç tarafını sivrilterek 40 santim kadar uzunlukta bir kazık yaptı. Kazığı yere çakıp eşeği bağladık. Bir kaç hafta sonra yere ters çakılmış kazığın filizlendiğini görünce hayli şaşırmıştık.

Babamızdan kalan bu bahçedeki erik ve şeftali ağaçları, yeterli su olmadığı için kurumuştur. Bahçeye bakan kardeşime kuruyan........

© Aydınlık