İstanbul’da Facia-ı Aşk
Zaman su gibi akıp gidiyor. Değil arkamıza bakmak, kimi zaman günümüzdeki olayları bile izlemek pek mümkün olmuyor. Ya da her önemli olay, kısa -hem de çok kısa- bir zaman diliminde unutulup gidiyor.
Sanırım bu kargaşa içinde biraz nefes almak, geçmişin kimi olayları içinde kaybolup gitmek, kaçmaktan çok bir şeylere tutunup onlardan haberdar olmak anlamına da geliyor. Bugün ana akım bir film çekmenin zorluğundan yakınan genç yönetmen ve yapımcılara, geçmişte de bunun pek kolay olmadığını, sinemanın ülkemizde ilk ürünlerini verdiği dönemlerde de bir dizi zorluğun var olduğunu vurgulamak gerekiyor. İbret olsun diye değil de yalnızca geçmişin sineması içinde bir tur atmak için…
Beyaz Rus sanatçıların yer aldığı ilk Türk filmi, aynı zamanda Ertuğrul’un Türkiye’de çektiği ilk film olan “İstanbul’da Bir Facia-i Aşk” (1922) ya da diğer adıyla “Şişli Güzeli Mediha Hanım’ın Facia-i Katli”dir.
Ertuğrul, anılarında bu filme ilişkin görüşlerini şöyle açıklar: “İşgal yıllarında İstanbulluları sarsan bir ‘Mediha Cinayeti’ işlenmişti. Bunu konu alan bir filmin gelir sağlayacağına inanılarak işe başlandı. Başrolleri Dr. Emin Beliğ ve Vahram Papazyan’a; Mediha rolünü Beyaz Ruslardan güzel bir kıza (Anna Mariyeviç) ve katilin annesi rolünü de Aznif Hanım’a vererek filmi çekmeye başladık. Filmin adı ‘İstanbul’da Bir Facia-i Aşk’ olacaktı. Gerçeğe uyması için de olayın geçtiği yerlerde çekilmesi düşünülmüştü.”
Filmin sokakta çekilen........
