menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anadolu’nun hafızası toprağın altında

37 0
28.06.2026

Geçen haftalarda yurdumuza, dünyamıza, kültürümüze sahip çıkmanın bir yolunun da akademik araştırmalar, arkeoloji, ilim, bilim ile olduğuna değinmiştim. Topraklarımızın tarihini yazmayı yabancıların taraflı gözüne bırakmak yerine kendimizin bu tarihi arayıp, bulup, kendimizin yazması gerektiğine değinmiştim. Buna “Yumuşak Güç” dendiğinden söz etmiştim.

Yabancıların bu gücü çok iyi kullandıklarından ancak tarafsız olmadıklarından da bahsetmiştim. Topraklarımızın en eski tarihi arkeoloji ve antropoloji ile anlaşılabiliyor. Ben de birçok arkeolog, jeolog, antropolog ile konuşarak, bilgi alarak burada sizlerle bu bilgileri gelecek haftalar boyu paylaşacağım. İzmir Arkeologlar derneği Başkanı Fatma Ela Baltutan şöyle anlatıyor:

ARKEOLOJİDE BELGELEME

Fotoğraf ile Belgeleme: Arkeolojide fotoğrafla belgelemenin belirli kuralları ve çeşitleri vardır. Arazi fotoğraflarken farklı, eser fotoğraflarken farklı malzeme ve teknikler kullanılır. Çektiğimiz nesneye uygun ölçek kullanılması o nesnenin boyutlarının anlaşılabilmesi açısından son derece önemlidir.

Arazi fotoğraflarında kuzeyi gösteren yön oku, alan ve açma adı yazılan tabela, kazılan alanın büyüklüğünü ve derinliğini gösteren ölçek ve jalon, yayınlarda fotoğrafın doğru okunabilmesi için gereklidir. Kazıda yapılan her işlem (restorasyon, kazı, hatta temizlik) öncesinde ve sonrasında bu ölçekli, belirteçle fotoğraf mutlaka çekilmelidir.

Günümüz arkeolojik kazı çalışmalarında teknolojinin gelişmesiyle birlikte insansız hava araçlarının (drone), ölçüm cihazlarının ve dijital fotoğraf makinelerinin kullanımı........

© Aydınlık