menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİR

20 0
10.04.2026

TÜRSAB Turizm Kongresi’nin dördüncüsü Antalya’da “Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla gerçekleşti. Ben de bu kongreye katıldım.

Açık söylemek gerekir ki, uzun yıllardır sektörün içinde olan biri olarak bu kongrede sadece konuşmaları değil, konuşmaların arkasındaki zihniyeti, yapılan yorumları, koridorlardaki sohbetleri ve birebir görüşmelerde ortaya çıkan derinliği dikkatle izledim. Ve şunu net bir şekilde gördüm:

Türk turizmi artık olgunlaşma sürecine girmiştir.

Bu çok önemli bir kırılmadır.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya bu olgunlaşmanın çerçevesini çok net çizdi. “Turizm asla sadece turizm değildir” dedi. Bu cümle basit bir retorik değil, bir gerçeğin ifadesidir.

Turizm; dış ilişkidir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur ve huzurdur.

Ama aynı zamanda turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi, emek ve organizasyonla bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir sistemdir.

Ve bu sistemin mimarları da çok nettir:

Tur operatörleri ve seyahat acenteleri.

Bağlıkaya’nın altını çizdiği en önemli gerçeklerden biri de buydu. Seyahat acenteleri sadece satış yapan yapılar değildir. Onlar talebi planlayan, yönlendiren ve gerektiğinde yeniden inşa eden yapılardır.

Ve şu cümle aslında her şeyi özetliyordu:

“Biz hep birlikte güçlüyüz.”

Ama bu gücün ne anlama geldiğini gerçekten kavradık mı?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Antalya’daki bu kongrede aslında bir sektör konuşmadı. Bir sektör kendini yeniden tarif etti.

Ve bu tarifin en net, en yalın ve en cesur hali TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Eker’in kapanış konuşmasında Türsab’ın tüm karar vericilerinin ortaklaşa hazırladığı raporun sunumunda  ortaya çıktı.

Şimdi sorulması gereken soru şudur:

Biz gerçekten bu söylenenleri anladık mı, yoksa yine sadece dinleyip geçtik mi?

Çünkü burada anlatılan şey bir hedef değil, bir zihniyet değişimidir.

Yıllardır aynı şeyi konuşuyoruz. Daha fazla turist, daha fazla sayı, daha fazla büyüme.

Bu büyüme bize ne kazandırdı?

İşte Hasan Eker’in kapanış bildirgesi sunumunda  en kritik kırılma tam burada ortaya çıkıyor:

Turizm büyüme değildir. Turizm değer üretmektir.

Ve kongrenin belki de en önemli cümlesi şuydu:

“Kapasite artışı değil, verimlilik esas........

© Antalya Son Haber