VE SONRA DA…
Siyasette yalnızca tuhaf şeyler olmuyor, acayip ve tehlikeli savrulmalar da yaşanıyor. İnsan aklı ve havsalasının almayacağı garip haller içindeyiz. Gidişat iyi değil; bu yolun sonu pek de hayra alamet değil. Kim dost, kim düşman belli değil. Kim melek kılığında, kim şeytan suretinde ayırt edilemiyor. Kimin kiminle yürüdüğünü anlamak artık neredeyse imkânsız.
Etrafımız çokyüzlü ve çoklu kişilikli insanlarla çevrilmiş durumda ve çevremiz münafık kaynıyor. Kaybetme korkusu, koltuk endişesi ve siyaseten tükenme telaşı ve duyduğu öfke; insan aklının, hırsının ve vicdanın önüne geçiyor ve ahlak da bir kenara bırakılıyor.
Rakipler akıl almaz iddialarla birbirlerini suçluyorlar. Biri diğerinin açığını........
