menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Antalya’nın İlk Sivil Şehidi Mustafa Haşmet’i Hatırlamak Bir Vefa, Yaşatmak Bir Sorumluluktur

7 0
21.10.2026

Bir şehrin tarihi yalnızca taşlarında, sokaklarında ve anıtlarında yaşamaz. O şehrin kurtuluşu ve geleceği için mücadele eden insanların hatıraları ile de yaşar. Bir şehrin geçmişi, yalnızca bilinen kahramanlardan değil, hikâyesi yeterince anlatılmamış insanların fedakârlıklarından da oluşur. Antalya’nın Millî Mücadele tarihine baktığımızda böyle bir isimle karşılaşırız: Mustafa Haşmet. Antalya’nın İstiklâl Harbi’ndeki ilk sivil şehidi olan Mustafa Haşmet’i ne kadar tanıyoruz? Hayatını, mücadelesini ve şehadetini kaç kişiye anlatabildik? Mustafa Haşmet’i tanımak, hatırlamak ve gelecek kuşaklara aktarmak konusunda neler yapıldı? Üzerimize düşeni yaptık mı?

İşgal Altındaki Antalya ve Millî Direniş

1.Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu’nun dört bir yanında işgaller başladı. Akdeniz’in önemli limanlarından ve stratejik merkezlerinden biri olan Antalya; İtalya’nın, 28 Mart 1919’da Antalya Limanı’na bir savaş gemisi göndermesi ve şehre asker çıkarması ile resmen işgal edildi.

İtalyanlar, yerel halkla iyi ilişkiler kurarak halka şirin görünme görüntüsü altında bölgede kalıcı bir nüfuz oluşturmak istiyorlardı. Ancak bu siyaset, Antalya halkının mücadele arzusunu ortadan kaldırmadı. İşgale karşı protestolar düzenlendi, telgraflar gönderildi, gizli toplantılar yapıldı ve millî direnişi destekleyecek faaliyetler yürütüldü.

Savaş sadece cephede silahla yapılmaz. Cephe gerisi faaliyetler de savaşın bir parçasıdır. Bölgesinde örgütlenen, gelişmeleri takip eden, sevkiyat ve nakliyatta görevli olan, istihbarat işlerinde çalışan, direnişi destekleyen ve maddi yardımlarda bulunan, bağımsızlık düşüncesini yaşatan insanlar da mücadelenin önemli bir parçasıydı.

Mustafa Haşmet, işte bu mücadelenin Antalya’daki önemli isimlerinden birisidir.

Kalekapısı’nda Bir Akşam

1880 yılında Antalya’nın Sağırbey Mahallesi’nde doğan Mustafa Haşmet, aslen Korkuteliliydi. Hayatının önemli bir bölümünü Korkuteli’nde geçirmiş, Belediye Meclisi Üyeliğinde bulunmuş ve Millî Mücadele yıllarında Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti faaliyetlerine katılan bir Kuvayımilliyeci idi. Görevi ve çalışmaları nedeniyle Antalya ile Korkuteli arasında gidip geliyor, işgal altındaki şehrin içinde bulunduğu durumu yakından takip ediyordu.

Mustafa Haşmet konusunu ilk dile getiren, 1938 yılında yazdığı makale ile Korkuteli Hâkimi Nuri Tarhan olmuştur. Bu makalede konu şöyle anlatılır: Mustafa Haşmet, 18 Şubat 1920 gecesi bir toplantıdan evine dönerken, Kalekapısı civarında nöbet tutan İtalyan askerleriyle karşılaştı. Askerlerin kendisini durdurması ve karakol kulübesine götürmeye çalışması üzerine aralarında mücadele yaşandı. Haşmet, bu iki askeri etkisiz hâle getirerek silahlarını ellerinden aldı. Ardından; “Türk acizlerle uğraşmaz, alın silahlarınızı” diyerek silahlarını geri verdi.

Ancak İtalyan askerlerden birisi ateş açarak Mustafa Haşmet’i vurdu. Vurulmasına rağmen ayağa kalkarak yoluna devam etti. İtalyan asker bir kez daha ateş etti. Mustafa Haşmet ikinci kez vurulduğunda artık bedeninin direnci tükenmişti. Son nefesini “Öldüğüme yanmadım, sitemim, kaderimedir, keşke mert bir düşman kurşunuyla ölseydim” diyerek verdi. Mustafa Haşmet, işgal altındaki vatanında, özel ve gizli yürütülen bir direniş mücadelesinin sonunda yiğitçe Şehit oldu.

Mustafa Haşmet’in şehadet tarihi 18 Şubat 1920’dir. Arşiv belgeleriyle doğrulanan bu tarih, onun anılması ve tarihî hafızada doğru biçimde yer alması bakımından önem taşımaktadır.

Bir Şehidin Ardından Ayağa Kalkan Şehir

Mustafa Haşmet’in şehadeti Antalya’da büyük bir galeyana yol açtı. Millî şuuru ve millî direnişi güçlendirdi. Binlerce Korkutelili Antalya’ya doğru yürüdü. Türk bayrağı ile sarılmış naaşı halkın geniş katılımıyla defnedildi. Cenaze merasimi işgal kuvvetlerine karşı güçlü bir millî tepkiye dönüştü. Paşa Camisi’nde kılınan cenaze namazının ardından Hoca Nebi Mezarlığı’na defnedildi. Cenaze........

© Antalya Körfez