İki tokattan ne olur
Hiç kendimizi kandırmayalım, hala kadına iki tokadın dayaktan sayılmadığı bir toplumda yaşıyoruz. Çünkü hala erkeğimiz kadını kendisiyle eşit göremiyor ve hala şamar addettiği şeyin ne çocuğa ne de kadına karşı şiddet sayılmayacağı düşünüyor. Erkeklerimizin büyük çoğunluğuna göre şiddet demek “hastanelik edecek kadar dövmek” demek.
Boşanmaların bu denli artmasının nedeni yalnızca değişen yargılar ve boşanmış kadının artık kendine yaşama alanları bulabiliyor olması değil, erkeğimizin yeterince değişememesi de bunun nedenlerinden birisi. Toplumlar değişiyor, dünya küçülüyor, her türden bilgiye erişim çok kolaylaşıyor ama bizim erkeğimiz değişmekte çok zorlanıyor. “İki tokattan ne olur ki!”
Oysa iki tokadı hala normal gören zamane erkeği, gözü gibi baktığı kendi kızı kocasından iki tokat yediğinde ancak dayağın ne anlama geldiğini kavrıyor. Evladını perişan, dünyası başına yıkılmış, severek evlendiği kocasına güveni erozyon olmuş halde görünce jetonu ancak düşüyor ve dayağın rezil bir şey olduğunu o vakit anlamaya başlıyor. Bir arkadaşımın ablası kocasından dayak yiyip anne babasının evine sığındığında, annesinin kendi yaşadıklarının aynısını, gecenin bir vakti baba evine sığınmayı yavrusunda görünce iki........
