Oğuz Atay ve Tutunamayanlar'ın ülkesi Türkiye?
Atay, Tutunamayanlar’ı yazdığında edebiyat çevrelerinde hiç tanınmayan, dergilerde öyküleri yayımlanmamış, kendi köşesinde yaşayan bir mühendis, akademisyendi. Eseri tamamladığında, o dönemin en prestijli yarışması olan TRT Roman Ödülü'ne gönderdi. Jürideki dönemin dev edebiyatçıları, karşılarında o güne kadar Türk edebiyatında hiç görülmemiş uzunlukta, karmaşık, kuralları yıkan ve yazarının adı sanı duyulmamış bir metin buldular. Atay, bu devasa ve "tuhaf" romanla, ödülü kazanarak edebiyat dünyasına adeta dışarıdan, kuralları yıkarak ve herkesi şaşkına çevirerek girdi.
Tutunamayanlar bugün bir kült ve Türk edebiyatının zirvesi kabul edilse de Atay yaşarken kıymeti bilinmemiştir. 1970'lerin politik ve toplumsal gerçekçi edebiyat ikliminde; bireyin iç bunalımlarını, burjuva aydınının varoluşsal krizlerini ve felsefi sancılarını anlattığı için dönemin eleştirmenleri tarafından "toplumdan kopuk" olmakla suçlanmış, hatta görmezden gelinmiştir. Selim Işık karakterinin kalabalıklar içindeki yalnızlığı, yazarın kendi edebi yalnızlığının birebir aynası olmuştur.
Oğuz Atay ilk romanı yayımlandığında 37 yaşındaydı. Edebiyat için oldukça geç sayılabilecek bir başlangıç yaptı. Ancak çok daha trajik olanı, beyninde çıkan bir tümör nedeniyle 43 yaşında hayata veda etmesidir. Türk edebiyatını kökünden değiştiren o devasa külliyatı (Tutunamayanlar, Tehlikeli Oyunlar, Bir Bilim Adamının Romanı, Korkuyu Beklerken) sadece 6-7 yıllık kısacık bir süreye........
