Savaşın Türk turizmine etkileri
Turist sayıları, turist başına elde ettiğimiz gelir ve toplam hasılatımız son beş yıldır düzenli olarak ama mütevazi oranlarda artıyor. Bu senede beklenti aynı trendin devam etmesiydi. Savaş çıkana kadar yapılan rezervasyonlar, beklentiyi teyit ediyordu. Savaş bu tabloyu tersine çevirdi. Rezervasyonlar geçen senenin % altına düşerken önceden yapılan rezervasyonlardan da iptaller geldi. Güneydeki otellerin bir kısmı açılışlarını şimdiden bir ay ertelediler. Güneydoğu’da, Kapadokya’da ve metropollerde geceleme fiyatları düştü.
‘’Türkiye’de savaş yok, Körfezdeki savaş bizi neden etkilesin, TUSAŞ saldırısından sonra 18 aydır terör faaliyeti de olmadı, daha yaza çok var’’ diye düşünmeyin. Zira turist riski sevmez. Savaşın ne zaman biteceği ve ne kadar yayılacağı belli değil. Savaş Avrupa’da ‘’Ortadoğu’da büyük savaş’’ puntolarıyla veriliyor. Türkiye’ye atılan üç balistik füzenin NATO tarafından etkisiz hale getirildiği manşetlere koyuldu.
Deniz-kum-güneş turizminde şubat ve mart ayları rezervasyonların en yoğun olduğu dönemdir. Rakiplerimiz Mısır, Fas, Tunus, Yunanistan, Hırvatistan, İspanya, İtalya, Karadağ, Tayland ve Endonezya. Siz turist olsanız savaş olmayan bu kadar ülke varken 17 günde üç füze atılan Türkiye’ye gelir misiniz?
Kültür turizmindeki düşüşler daha dramatik. İnsanlar televizyonlarda turistlerin Dubai’den, Katardan dönemediklerini, büyük sıkıntılar yaşadıklarını izlediler. ‘’Türkiye’ye gidersem ve savaş oraya da sıçrarsa ne yaparım’’ hissiyatıyla paralarının bir kısmını kaybetme pahasına rezervasyonlarını ya iptal ediyorlar ya da başka........
