menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail'in Filistinli siyasi tutukluları idam yasası: Hukuki ve ahlaki bir çöküş

17 0
10.04.2026

Filistinli Mahkumlar Derneği Başkanı Raed Mohammed Mahmood Amer, İsrail Meclisinin Filistinli esirlerin idam edilmesinin önünü açan yasasının yol açtığı tehlikeleri AA Analiz için kaleme aldı.

İşgalci İsrail yönetiminin Filistinli siyasi tutukluları idam etmeye yönelik yeni yasası, yalnızca tartışmalı bir düzenleme değil, uluslararası hukuka ve evrensel ahlaka yönelik açık bir saldırıdır. Bu yasa, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan hukuki düzenin temellerini sarsıyor. Bir güvenlik tedbiri kılığına büründürülen düzenleme, özünde sistematik ayrımcılığı meşrulaştırmakta, hukuku bir araca dönüştürerek etnik köken ve ulusal kimlik temelinde ölüm cezası uygulanmasının önünü açmaktadır.

1948'den bu yana devam eden İsrail politikaları, sistematik katliamlar, toplu sürgünler, toprak gaspı ve yüz binlerce insanın ağır askeri yönetim koşullarında tutuklanmasıyla biçimlenmiştir. Filistinli tutukluların onlarca yıl boyunca işkenceye, kötü muameleye ve temel haklarından sistematik olarak yoksun bırakılmaya maruz kaldığı belgelenmiş bir gerçektir. İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım niteliğindeki saldırısının başlamasıyla bu ihlaller çok daha ağır bir boyut kazandı. Bu minvalde de kitlesel can kayıpları, büyük çaplı yıkım, zorla yerinden etme ve işgal altındaki tüm topraklarda kesintisiz şiddet giderek derinleşti.

Bu yasa, onlarca yıldır süregelen baskı politikasının son halkasıdır. Özünde, Filistinliler için ayrı bir hukuk düzeni, İsrail vatandaşları için ayrı bir hukuk düzeni içeren ikiyüzlü bir yargı sistemini kurumsallaştırıyor. Yasa, bir halkı bilinçli olarak en ağır cezanın hedefi haline getirirken, aynı durumdaki diğerlerini bu cezanın kapsamı dışında tutuyor.

Etnik kimliğe dayalı ölüm cezası

İsrail'in taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR), yaşam hakkını ve yasaların ırk ya da ulusal köken ayrımı gözetmeksizin uygulanması zorunluluğunu mutlak bir güvence olarak koruma altına alıyor. Ölüm cezasını yalnızca Filistinlilere özgü kılarak bu yasa, idam uygulamasını etnik zulmün bir aracına indirgeyerek ve adaletle her türlü bağını koparıyor.

Bu yasanın asıl kaygı verici boyutu, İsrail'in askeri işgal düzenindeki işlevinde........

© Anadolu Ajansı Analiz