menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası kararı: Savaşın coğrafyası değişiyor mu?

14 0
22.07.2026

Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Necmettin Acar, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukası kararını ve ABD-İran çatışmalarında girilen yeni dönemi AA Analiz için kaleme aldı.

İran ile ABD arasında haziran ortasında varılan ve iki aylık süre içinde kalıcı çözüme giden bir yol haritası ortaya çıkarması beklenen Mutabakat Zaptı, temmuz ayı başlarından itibaren karşılıklı saldırılarla rafa kalkmış görünüyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri tamamen kontrol altına alma yönündeki hamleleri, ABD’nin misillemeleri ve Tahran’ın mutabakattaki yükümlülüklerini askıya aldığını açıklamasına karşılık Trump’ın verdiği “umurumda değil” mesajı, çatışmaların yeni bir döneme girdiğine işaret ediyor. Bu durum, çatışmaya yeni unsurların dahil olacağını ve savaşın daha da genişleyerek bölgedeki enerji ve ticaret güvenliğini doğrudan tehdit eden bir yayılım çizgisine doğru ilerleyeceğini ortaya koyuyor.

Hürmüz Boğazı'nın kuzeyinde, Lark adası yakınlarından geçen İran kontrolündeki rotaya karşın, ABD ve Körfez ülkelerinin girişimiyle Umman karasularında alternatif bir Hürmüz rotası oluşturma girişimlerine İran’ın verdiği sert tepki ve Irak ve Ürdün’deki ABD üslerine yapılan saldırılar sonrası meydana gelen asker kayıpları, Washington’u daha kapsamlı bir saldırı aşamasına geçmeye zorluyor. ABD, İran’a yönelik daha sert bir saldırı için askeri konuşlanmasını yoğunlaştırırken; Suudi Arabistan’ın Yemen’in başkentine yönelik saldırılarını gerekçe gösteren Husilerin Suudi Arabistan’a deniz ablukası başlattıkları yönündeki açıklaması, savaşın seyrini etkileyecek sonuçlar doğuracaktır. Husilerin bu abluka girişimleri, çatışmanın Yemen ve Kızıldeniz hattına genişleme ihtimalini artırıyor. Bu adım, İran’ın Hürmüz’de maruz kaldığı baskıyı vekil güçler aracılığıyla farklı sahalara yayarak dengelemeye, krizi derinleştirip karşı tarafın maliyetlerini yükseltmeye dönük bir el yükseltme stratejisi olarak değerlendirilmelidir.

İran-ABD geriliminde yeni aşama

Mutabakat Zaptı’nın imzalanmasından kısa süre sonra Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve geçişlerin denetimi konusundaki anlaşmazlık, sınırlı saldırılarla görünür hale geldi. 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nin ardından Trump'ın sert açıklamaları ve ABD ordusunun yoğunlaşan operasyonları, çatışmayı yeni bir aşamaya taşıdı. Tarafların mutabakatın içeriğine ilişkin hoşnutsuzlukları, hükümleri farklı yorumlamaları ve bölgesel nüfuz alanlarını tahkim etme çabaları, krizin temel dinamiklerini oluşturuyor.

ABD’nin son dönemde İran’a yönelik saldırılarında sivil altyapının, elektrik santrallerinin, ana ulaşım........

© Anadolu Ajansı Analiz