Ukrayna Savaşı'nda yeni denge arayışı: Rusya barışa ne kadar yakın?
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın geleceğini etkileyen dinamikleri AA Analiz için kaleme aldı.
Dördüncü yılını tamamlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'na yönelik tartışmalar ve savaşın geleceği uluslararası gündemin merkezinde yerini aldı. Son dönemde uluslararası medya kuruluşları ile Batılı düşünce kuruluşlarında yapılan analizler ışığında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e olan kamuoyu ve siyasi elit desteğinin oldukça zayıflamaya başladığı iddia ediliyor. Ayrıca Rusya'nın iç kesimlerine yapılan insansız hava aracı (İHA) saldırılarının da Kremlin yönetimi üzerindeki baskıyı artırdığı yönünde güçlü söylemler Ukrayna tarafından dile getiriliyor. Rusya'nın bu durum karşısında ise müzakere masasını en çok isteyen ve buna en yakın taraf olduğu yönünde de yorumlar yapılıyor. Fakat kısa dönem içinde yaşanan gelişmeler, savaşın gidişatını yalnızca iç siyasi dinamikler referans alınarak değerlendirmeyi mümkün kılmıyor. Tam tersine savaşta gelinen seviye, stratejik sürdürülebilirlikle birlikte askerî kapasite ve ekonomik dayanıklılığı da içine alan çok boyutlu bir öngörüyü gerekli kılıyor.
Kremlin'in en büyük mücadelesi artık cephe değil, maliyet
Ukrayna savaşının Rusya'ya olan ekonomik maliyeti her geçen gün artıyor. Savaşın Rus ekonomisi üzerinde oluşturduğu baskı, savunma harcamalarının millî gelir içindeki payının artması, iş gücündeki küçülme ve uygulanan yaptırımlar sebebiyle üretim maliyetindeki yükseliş nedeniyle giderek ağırlaşıyor. Ayrıca barış masasındaki belirsizlik nedeniyle bilhassa orta sınıf üzerinde beliren savaş yorgunluğu hissedilir hâle geldi. Belki de son dönemde yaşanan en kritik gelişmelerden biri, Ukrayna'nın Moskova ve Rusya'nın diğer stratejik noktalarına düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırılarının psikolojik harbin ötesinde iç güvenlik algısını da etkilemeye başlamasıdır. Elbette bu durum, Rusya'nın savaştan mutlak yenilgiyle ayrılacağı anlamına gelmeyecek. Batılı liberal demokrasi ülkelerinden farklı olarak Rusya'nın siyasal yapısı, yüksek derecede merkeziyetçi bir karar alma mekanizmasına ve güçlü bir güvenlik bürokrasisine dayanıyor. Toplumsal huzursuzluğun rejim krizine dönüşmemesi adına devlet kapasitesi, istihbarat yapılanması ve güvenlik kurumları hassasiyetle........
