menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kafayı kuma gömerek toplumsal yozlaşmayla mücadele edilmez

14 0
21.08.2026

Toplumların karşılaştığı sorunlarla mücadelede en kolay yol, çoğu zaman sorunu görmemektir. Başımızı kuma gömer, “Bizde böyle şeyler yok” deriz. Böylece hem kendi konforumuzu korur hem de mensubu olduğumuz yapının itibarını koruduğumuzu sanırız.

Oysa sorunları konuşmamak, onları yok etmez.

Bazı dinî yapıların içinde yer alan kimilerinin, toplumsal yozlaşma, bağımlılık, alkol, uyuşturucu, fuhuş ve benzeri meseleler gündeme geldiğinde gösterdiği refleks tam da budur: Başını kuma gömmek. Deve kuşu gibi, kendi sınırları içinde olup biteni görmezden gelmek.

Gerekçe hazırdır: “Bunları konuşmak doğru değil. İnsanların ayıplarını ifşa etmeyelim. Kendi içimizde muhasebe yapalım.”

Elbette bir insanın kusurunu teşhir etmek, dedikodu yapmak, iftira atmak ve özel hayatı hoyratça ortaya dökmek yanlıştır. Fakat toplumsal bir hastalığı teşhis etmek ile bir insanı teşhir etmek aynı şey değildir.

Keşke bu hasasiyeti yalnızca kendi yapımızın mensupları söz konusu olduğunda değil, bizden olmayan diğer yapıların mensuplarının dalgalandığı, eleştirildiği veya sorunlarının gündeme geldiği anlarda da aynı erdemle gösterebilsek. Çünkü ahlak, sadece “bizden olanı” korumakla sınırlı kaldığında erdem olmaktan çıkar; seçici bir refleks haline gelir.

Uyuşturucu bağımlılığını konuşmak, bağımlı bir genci teşhir etmek değildir. Alkolün aile üzerindeki tahribatını gündeme getirmek, birinin özel hayatını pazara çıkarmak değildir. Gençler arasındaki ahlaki ve sosyal çözülmenin sebeplerini tartışmak,........

© Amida Haber