"Utanmıyoruz" zihniyetinin faturası
Bu son olayları izlerken, okurken, görürken; Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri, özellikle fon krizi olaylarını takip ederken insan gerçekten hayret ediyor. İster istemez Özlem Zengin’in hafızalarımıza kazınan o sözü tekrar kulaklarımızda çınlıyor: “Utanmıyoruz, neden utanalım? Yaptığımız işle gurur duyuyoruz.”
Oysa bugün önümüzde duran tablo, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ekonomi ve finans skandallarından biridir. Bir koyup beş yüz alanların türediği, yaklaşık 500 bin insanın dolandırıldığı, adeta bir sövüşleme çarkının kurulduğu bir alandan söz ediyoruz. Bu kriz yalnızca iç siyasette değil; dünya basınında, uluslararası gazete ve televizyonlarda da geniş yer buluyor. İnsanlar bunu konuşuyor, dillendiriyor, yazıp çiziyor. Başlı başına büyük bir skandaldır bu.
Ancak meselenin sadece teknik ve ekonomik boyutuna değil, pencerenin diğer tarafından bakıp sosyolojisine de inmek gerekiyor. Bu tabloyu nasıl okuyacağız?
Ortada dolaşan iddialara göre Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin borsa ve fon ilişkileri üzerinden sadece 4 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 2 milyar TL kazandığı söyleniyor. 4 ayda 2 milyar TL… Bunu insanlara, asgari ücretle yaşamaya çalışan, alın teriyle evine ekmek götüren kitlelere nasıl anlatabilirsiniz?
İşin en acı ve sosyolojik olarak en derin yozlaşmaya işaret eden kısmı ise tam olarak burada başlıyor. Söz konusu hanımefendi tüm bunları yaparken, 4 ayda 2 milyar TL kazanırken sarsılmaz bir muhafazakâr........
