menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amed’den yükselen barış çağrısı: Büyük barışın inşası

9 0
02.09.2026

Amed sokaklarında binlerce kişi 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yürüdü

Atılan her adım, savaşın karşısında barışın ölümün karşısında yaşamın; ayrışmanın karşısında birlikte yaşama iradesinin sesi oldu.

Bazı günler vardır; takvimden silinmez, toplumların hafızasında yaşamaya devam eder. 1 Eylül Dünya Barış Günü de böylesi bir gündür.

Çünkü 1 Eylül yalnızca geçmişte yaşanan savaşları hatırlamak değildir

Aynı zamanda bugün hangi tarafta durduğumuzu ve geleceğe nasıl bir dünya bırakmak istediğimizi sorgulamaktır.

Amed’de binlerce insan 1 Eylül’de bu soruya kendi cevabını sokaklarda verdi.

Demokratik Kurumlar Platformu ile Amed Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde düzenlenen yürüyüş için Bağlar ilçesindeki AVM Cezaevi önünde bir araya gelen kitle, Ofis semtindeki AZC Plaza önüne kadar yürüdü.

Yürüyüş boyunca Bijî aşitî ve Jin, jiyan, azadî sloganları yükseldi.

Bu sloganlar Amed sokaklarında yankılanırken aslında tek bir ortak mesaj ortaya çıktı:

Bu halk savaş değil, barış istiyor.

Bir tarihten daha fazlası 1 Eylül 1939’da Nazi Almanyası’nın Polonya’ya saldırmasıyla başlayan II. Dünya Savaşı, insanlığın hafızasında silinmez yaralar bıraktı.

Milyonlarca insan yaşamını yitirdi. Kentler yıkıldı

İnsanlar topraklarından koparıldı.

Savaşın ardından insanlık, aynı acıların bir daha yaşanmaması için barış fikrini daha güçlü biçimde savunmaya başladı.

1 Eylül de zamanla savaş karşıtı hareketlerin ve barış savunucularının önemli günlerinden biri haline geldi.

Fakat Amed açısından 1 Eylül’ün anlamı yalnızca tarih kitaplarında aranamaz.

Çünkü Amed, savaşın ve çatışmanın izlerini kendi hafızasında taşıyan bir kenttir.

Amed barışı neden bu kadar güçlü istiyor?

Bu sorunun cevabı Amed’in geçmişinde saklıdır.

Kayıplar, göçler, çatışmalar, cezaevleri, yıkılan hayatlar ve kuşaktan kuşağa aktarılan acılar...

Bu nedenle Amed’de barış talebi, sıradan bir siyasi söylem değildir.

Barış burada bir yaşam talebidir.

Bir annenin çocuğunu savaş korkusu olmadan büyütme........

© Amida Haber