Şeffaflık mı, mahremiyet mi? Kamuda kişisel veri sınırı
Dünyada güç dengeleri ve zenginliğin kaynağı sürekli kabuk değiştiriyor. Eskiden toprak en büyük güçtü, sonra sanayi üretimi geldi, ardından petrol. Peki ya bugün? Bugünün en değerli madeni, sizin ve benim hakkımızda toplanan veriler.
Sadece veri toplayıp bunları işleyerek devasa servetler kazanan şirketler var. Artık adımız, soyadımız, TC kimlik numaramız veya nerede alışveriş yaptığımız, bizi tanımlayan basit bilgiler olmaktan çoktan çıktı. Bunların hepsi alınıp satılabilen, küresel ticarete konu olan ciddi birer ekonomik değere dönüştü. İşin daha da çarpıcı tarafı, bu verileri kıymetli kılan şey sadece tekil içerikleri değil, ne kadar kolay ulaşılabilir ve birleştirilebilir oldukları.
Ortada çok büyük bir risk var. Sizin tek bir bilginiz belki o kadar dikkat çekici veya tehlikeli görünmeyebilir. Fakat farklı mecralardaki bilgileriniz birleştiğinde ortaya çok net bir "dijital kimlik" çıkıyor. Bir telefon numarası veya adres tek başına masum görünebilir. Ancak bunlar bir araya getirildiğinde nerede yaşadığınızı, ne tükettiğinizi, aile yapınızı, ekonomik durumunuzu ve günlük alışkanlıklarınızı ortaya döken ayrıntılı bir profil oluşturuyor. Dolandırıcıların iştahını kabartan, kimlik avı tuzaklarını kurduran ya da özel hayatımızı tehdit eden şey bu tablo. Bu yüzden, verilerimizi korumak sadece özel şirketlerin değil, en çok da devleti temsil eden kamu kurumlarının asli sorumluluğudur.
Kamu kurumları, kanunlarla kendilerine........
