menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürdoloji Yalanları Üzerine

14 0
19.08.2026

Durmuş Ahsen Batur’un Kürdoloji Yalanları  adlı eseri, modern Kürdoloji literatürüne yöneltilmiş sert bir tarih, dil ve kaynak eleştirisi olarak çok önemli bir çalışmadır. Batur’un temel itirazı, Kürt tarihi, Kürt dili ve Kürt kültürü etrafında kurulan bazı anlatıların sağlam tarihî dayanaklardan çok, geç dönem ideolojik yorumlara ve oryantalist tasniflere yaslandığı düşüncesidir. Bu yönüyle eser, yalnız bir tarih kitabı değil; aynı zamanda kaynak okuma yöntemi, kavram eleştirisi ve kimlik inşası tartışmasıdır.Batur’a göre Kürdoloji adı altında ortaya konulan çalışmaların önemli bir kısmı, tarihî kavramları kendi dönemlerinin anlam dünyası içinde değil, bugünkü siyasî kimlik tartışmalarının kavramlarıyla okumaktadır. Bu bakışa göre eski kaynaklarda geçen “Ekrad”, “Karduk”, “Gur”, “Lur”, “Zaza”, “Kurmanç” gibi adlandırmalar, doğrudan modern anlamda yekpare bir “Kürt milleti”nin belgeleri gibi yorumlanmıştır. Batur bu yöntemi anakronik bulur. Ona göre tarihî metinlerdeki kavramlar, yazıldıkları çağın siyasî, coğrafî ve sosyal şartları içinde değerlendirilmelidir.Batur’un en çok üzerinde durduğu alanlardan biri, Şerefname’nin kullanılış biçimidir. Şerefname, 16. yüzyılda yazılmış bir bölge kroniğidir. Yerel beyleri, aşiret çevrelerini, hanedanları ve bölge olaylarını anlatır. Fakat Batur’un yaklaşımına göre bu eser, modern anlamda kesintisiz bir “Kürt millet tarihi” değildir. Şerefname’yi bugünkü milliyetçilik çağının kavramlarıyla okumak, metnin tarihî bağlamını aşan bir yorumdur. Bu nedenle Batur, Şerefname’nin bir kaynak olarak önemini reddetmez; fakat onun modern etnik tarih inşasında kullanılma biçimini eleştirir.Şerefname’nin Avrupa dillerine taşınmasında adı öne çıkan kişi François-Bernard Charmoy’dur. Charmoy, Fransız bir oryantalist olmakla birlikte, Şerefname çevirisi Saint Petersburg’da Rus İmparatorluk Bilimler Akademisi çevresinde yayımlanmıştır. Bu durum, Şerefname’nin 19. yüzyılda yalnız ilmî bir metin olarak değil, Rusya’nın Kafkasya, İran, Osmanlı ve Doğu Anadolu sahalarına yönelik oryantalist bilgi üretimi içinde de önem kazandığını göstermektedir. Rus Çarlığı ve Batı, bu bölge kroniğinden hareketle bir “Kürt milleti” çıkarma hülyasına kapılmıştır.Dil meselesinde de........

© Akdeniz Gerçek