Fakirin fitresi; Manda yoğurdu, Medine hurması!
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanın buruk sevincini yaşıyoruz… Neden ‘’buruk sevinç’’ olarak tanımladığıma itiraz edenleriniz olacaktır mutlaka. Ama durun hele... Önce ne demek istediğimi bir anlatayım, sonra siz de hak vereceksiniz eminim!
Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 yılı için fitre miktarını kişi başı 240 lira olarak belirledi. Merak edenler için yazayım bir önceki yıl 2025’te 180 lira olarak belirlenen fitre miktarına bu yıl yüzde 33,33 zam yapılmış oldu!
TÜİK yıllık enflasyon oranını ne kadar açıklamıştı? Yüzde 30,89
Ee daha napsın adamlar yahu?! Enflasyonun üzerinde zam yapmışlar fitreye!
Sağ olsunlar… Var olsunlar!
240 lira... Harca, harca bitmez. Elhamdülillah!
Fitre ne demek, fitre miktarını belirleyen ölçüler nedir önce ona bakalım:
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun ifadesine göre; halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve Ramazan bayramına ulaşmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup Ramazan ayının sonuna yetişen Müslüman’ın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır.
Fitrenin, o dönemde Medine’de en çok tüketilen gıda maddelerinden 1 sâ‘ miktarı (yaklaşık 3 kg) olduğu hususunda kaynaklar hemen hemen ittifak halindedir. Nitekim sahabeden Ebû Saîd el-Hudrî şöyle demiştir: “Peygamber devrinde fitreyi yiyecek maddelerinden 1 sâ‘ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi.’’
Her ne kadar dini kaynaklarda fitre miktarının arpa, kuru üzüm, hurma ve yağı alınmış peynir üzerinden belirlenmesinin esas alındığı yazılsa da günümüzde fitre hesaplanmasında ölçü bir fakirin günlük yiyeceğine denk gelen miktardır.
Demem o ki; İster Medine Hurması üzerinden hesaplayın... İster Mercimek Çorbası üzerinden!
Fakir fukaranın karnını 240 liraya doyurabileceğini mi sanıyorsunuz siz?
O halde alın elinize kalemi hesaba başlayın.
İslamiyet’in ilk yıllarında Medine’de uygulanan fitre miktarını günümüz rakamlarıyla belirleyecek olursak; 1 sâ‘ (3 kg Arpa) 45 lira, 1 sâ‘ (3 kg) Kuru Üzüm 2100 lira, 1 sâ‘ (3 kg) Hurma 1500 lira, 1 sâ‘ (3 kg) Keş Peyniri 1500 lira.
Bu dört ana gıda maddesinin ortalamasını aldığımızda 1250 lira ediyor.
Adınız Diyanet İşler Başkanlığı, açıkladığınız fitre dinen belirlenen miktarın 5’te 1’i.
İsterseniz; bir de lokanta hesabıyla ortalama fitre miktarını hesap edelim.
Cumhurbaşkanlığı Gıda ve Tarım Politikaları Kurulu Üyesi Ramazan Bingöl’ün 2 bin 900 liralık iftar menüsüne göre değil orta karar bir esnaf lokantasına gittiğimizde iftar açmanın maliyetini gelin birlikte hesap edelim.
1 kâse çorba 100 lira, 1 tabak et/tavuk veya sebze yemeği 300 lira, 1 tabak salata veya cacık 75 lira, 1 adet tatlı (sütlaç veya kabak tatlısı) 100 lira, 1 adet su (0,5 lt) 25 lira. Etti sana; 600 lira!
Bunun bir de sahur yemeğini en mütevazı şekilde 300 lira olarak hesapladığınızda Ramazan ayında günlük bir kişinin beslenme maliyetinin 900 lira olarak karşınıza çıktığını görürsünüz!
Siz ne kadar açıkladınız peki? 240 lira!
Yani; olması gerekenin yaklaşık 4’te biri.
Fakir-fukarayı, garib-gurebayı dillerine pelesenk edenlere sormak gerekiyor:
‘’Hani Allah’ın tüm kulları eşitti? Hani insani haklarda aynı seviyedeydik? Sizler Manda Yoğurdu, Medine Hurması ve Kestane Balı ile sahur yaparken garibana bir tas çorbayı bile içiremeyecek fitre miktarını belirlemeniz hangi dine, hangi insaniyete sığar ki?’’
İyi ki kıyamet var! İyi ki mizan var!
Manda yoğurduna Medine hurması katıp üzerine kestane balı dökerek yiyenler de gidecek Yüce Rab’ın huzuruna, 240 liralık fitreye talim eden garibanlarda!
Orada fakirin fitresi; Manda yoğurdu, Medine Hurması ve Kestane balı olacaktır eminim...
Ya sizlerin payına ne düşecek?
Onu da Yüce Allah takdir edecek!
