Soysuzluk Nerede Ve Nasıl Başlar
Azıcık okur yazar, azıcık çevresine duyarlı, aklı ve vicdanı olan insanlar için söylenecek çok söz yoktur. Hepsi bir şekilde bir yerde toplanırlar.
Bir de yaşadığı ortamın, doyduğu kapının farkında olmayan, habire oradan aldığını bir yerlere taşıyan, doyduğu kapıya ihanet içinde olanlar vardır.
Üzgünüm ki bunu, insan çok geç anlıyor. İşte o zaman iki sözcüğün farkına varıyor ve anlamı beyninize, yüreğinize kazınıyor.
Soyluluk ve soysuzluk.
Önceleri Halk Ozanı Hacı Çiçek'in "Yaşlanırsın Yaşlanırsın" türküsünün dizelerini kendi yazmış diye düşünüp, neler neler yaşamış, çekmiştir diye düşünmüştüm.
Meğer ozanlar yazmaktan çok çevrelerinde olan biten işe ilgilenirler, oralardan aldıklarını, derlediklerini bizlere aktarırlarmış.
Biraz geç de olsa öğrenmiş oldum. Hele şu dizeleri bir de bu gözle okuyup, dinleyince insan bir başka tuhaf oluyor.
"Yaşlanırsın, yaşlanırsın, /Yaşlanıp da taşlanırsın, /Taşlanıp da haşlanırsın, / ... ... Gönlüm duysun tatlı sözü, /Bilirim ben eğri gözü/ Cahilin şu ağır sözü, /Gitmez bende........
