Hoşgörüsüzlük Son 2000 Bin Yılın En Büyük Sorunudur
Yeni bir bulmaca...Cevap anahtarı en sonda...
1-Martin Scorsese'nin Nikos Kazancakis'in aynı adlı romanından (1952) uyarladığı ve Hazreti İsa'yı Willem Dafoe adlı oyuncunun canlandırdığı, Günaha Son Çağrı (The Last Temptation of Christ) filmi, Nisan 1989'da düzenlenen 8. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterildiğinde büyük protestolara ve bomba ihbarlarına yol açmıştı...Film bu protestolar üzerine Türkiye sinemalarında yaygın, geniş çaplı gösterime sunulmadı...
Salman Rüşdi'nin Şeytan Ayetleri romanı Eylül 1988'de yayımlandı.
İran lideri Ayetullah Humeyni, Salman Rüşdi ve Şeytan Ayetleri olayı bağlamında 14 Şubat 1989 tarihinde yazar hakkında ölüm fetvası (katli vaciptir emri) yayınlamıştır. Bu karar, kitabın İslam'a, Hz. Muhammed'e ve Kur'an'a hakaret ettiği gerekçesiyle tüm dünyada büyük bir kriz ve şiddet dalgası başlatmıştır.
Yazar Aziz Nesin, Salman Rüşdi’nin İslam dünyasında büyük tepki çeken Şeytan Ayetleri (The Satanic Verses) adlı romanını 1993 yılında Aydınlık gazetesinde tefrika (bölümler halinde) olarak yayımlamıştır.
Nesin, bu girişimiyle düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmayı amaçladığını ilan etmiştir...Bu olay, 2 Temmuz 1993'teki Sivas Katliamı'nın en önemli gerekçelerinden biri olmuştur.
Yayınlanma Amacı: Aziz Nesin, eseri yayımlamasındaki temel gayenin inançsızlığı yaymak değil, "Türkiye'de düşünce ve basın özgürlüğünün var olduğunu kanıtlamak" olduğunu ifade etmiştir.
Telif Krizi: Kitabın yayınlanmasıyla birlikte Rüşdi' nin İngiltere'deki telif ajansı ve temsilcileri, Aziz Nesin'i kendilerinden izin almadan yayım yaptığı için suçlamış ve dindarları kışkırtmakla itham etmiştir.
Sivas Olayları: Gazetede tefrika edilen bölümler ve Aziz Nesin'in de Sivas'ta katıldığı Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında yaptığı açıklamalar, şeriat isteyen gruplar tarafından protesto edilmiş ve Madımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle sonuçlanan trajik olaylara (Sivas Katliamı) yol açmıştır. Aziz Nesin bu saldırıdan yara almadan kurtulmayı başarmıştır.
O dönemde Türkiye genelinde Şeytan Ayetleri kitabını protesto eden cami çıkışı eylemler, protestolar vardı...
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Erdal İnönü Can Dündar ile yaptığı nehir söyleşi kitabında (Anka Kuşu Erdal İnönü Anlatıyor; Can Yayınevi) Sivas Madımak Oteli Katliamı' nı da anlatmıştı:
İnönü Sivas'taki Vali'yi (Ahmet Karabilgin) aradı...Vali "İstanbul'dan gelen sanatçıları Sivaslılar protesto ediyor" dedi...Vali Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı'na "kalabalığı kontrol ediyoruz. Sonunda dağılacaklar, merak etmeyin" dedi...Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı bunun üzerine Başbakan Tansu Çiller'i aradı...Çiller "Protestocu kalabalığı devlet güçleri kontrol edecek" dedi...Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı bir kez daha Vali'yi aradı Vali "Kalabalığı kontrol etmek için uğraşıyoruz ama kontrol edemiyoruz. Ordudan yardım isteyeceğim" dedi...Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Aziz Nesin'e de ulaştı...Aziz Nesin "Otelin önündeki kalabalık tehlikeli insanlardan oluşuyor. Gerekeni yapın Askere söyleyin, gelsinler bunları dağıtsınlar" dedi...İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı'na "ben olay yerine gidiyorum. Askerler de yardım edecek," dedi...
Madımak Katliamı' yla ilgili "Yüreklerimiz Hâlâ Yangın Yeri" adlı araştırma kitabının yazarı Orhan Tüleylioğlu "Sivas katliamı, Cumhuriyete, demokrasiye, özgür düşünceye ve en önemlisi insanın yaşama hakkına bir saldırıydı" şeklinde değerlendiriyor olayı.
TÜRK BASINININ KARA KUTUSU, USTA GAZETECİ DOĞAN SATMIŞ OLAYI ŞÖYLE ANLATTI:
HAKAN SONOK: Kubilay olayından daha da vahim Madımak katliamına müdahale neden edilemedi. TSK neden kullanılmadı? 1993'ün ilk hatırlanan olayları 24 Ocak 1993'te Uğur Mumcu öldürüldü...17 Nisan 1993'te Cumhurbaşkanı Turgut Özal öldü...16 Mayıs 1993'te Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı seçildi...25 Haziran 1993'te Başbakanlığını Tansu Çiller'in, Başbakan Yardımcılığı'nı Erdal İnönü' ün yaptığı Doğru Yol Partisi ile Sosyal Demokrat Halkçı Parti Koalisyon Hükümeti göreve başladı...2 Temmuz 1993'te Sivas Katliamı yaşandı...Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan pek çoğu kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetmişti. Olayda iki otel görevlisi de yaşamını yitirmişti...Kubilay olayından daha da vahim Madımak katliamına müdahale neden edilemedi. TSK neden kullanılmadı. Demirel, İnönü ,Tansu Çiller, Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş neden bu kadar duyarsız ve pasif kaldılar seyirci olmaktan öteye gidemediler?
DOĞAN SATMIŞ: Madımak Katliamı Ankara hükümeti açısından tam bir kriz yönetimi faciasıdır. Olay SHP Genel Başkanı Erdal İnönü'nün yönetiminde olduğu bir hükümet döneminde yaşandı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller için çeşitli spekülasyonlarda bulunulabilir. Sonuçta Çiller, "Devlet için kurşun atan da, yiyen de şereflidir" diyerek devletin suç işleyebileceğini açıkça söylemiş, kendi döneminde faili meçhul cinayetler işlenmiştir. Çiller hakkında faali meçhul cinayetlere bizzat onay verdiğini söyleyenler de vardır. Ama Erdal İnönü'nün de onun yardımcısı olduğunu unutmayalım. Bence Erdal İnönü böyle bir olaya zımni de olsa göz yummaya izin vermezdi. Zaten Erdal bey de bu konuda, "Ne yapayım, yetkim yoktu" demişti. Ayrıca olaylar sırasında Madımak Oteli'ndeki Aziz Nesin'le telefonla görüşerek "en kısa zamanda takviye güç gönderileceğini, kimsenin kılına dahi zarar gelmeden kurtarılacağını" söylemişti. 'Olay Erdal Bey'den gizlenmiştir' diyen çıkabilir ama Ankara'nın olayın boyutlarını fark etmemesi daha ağır bir ihtimal bana göre. Ancak yerel düzeyde saldırganlara destek verildiği, önlerinin açıldığı biliniyor. Hatta Madımak 'tan kaçmak için yandaki bir parti binasına geçmek isteyenlerin önce engellendiği, sonra sağduyulu bir partilinin baskın gelmesiyle insanların kurtarıldığı da bir gerçek.
MADIMAK KATLİAMI: 2 Temmuz 1993, bir katliam tarihi olarak hafızalara kazındı. O gün, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas'a giden aydın ve sanatçılardan pek çoğu kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetmişti. Olayda iki otel görevlisi de yaşamını yitirmiş, iki saldırgan da ölmüştü. Aydınlar, sanatçılar ve şairler dört günlük şenlik programına katılmak, söyleşilere katılmak, kitaplarını imzalamak, şarkılarını söylemek için gitmişti Sivas'a. 1 Temmuz'da şenliğin açılışında konuşanlardan biri de yazar Aziz Nesin'di.
Aziz Nesin, Behçet Aysan, Metin Altıok, Uğur Kaynar, Hasret Gültekin, Nesimi Çimen, Asım Bezirci ve daha pek çok şair, yazar, sanatçı, düşünür şenlikler için kente gelmişti.
Yakılarak öldürülen sanatçıların en yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genci ise folklor gösterisi için Sivas'a giden 12 yaşındaki Koray Kaya'ydı.
Katliamdan iki gün önce dağıtılan bir bildiri, 2 Temmuz'da neler yaşanacağının habercisi olmasa da, işaret gibiydi. Bildiride Aziz Nesin'in o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdi' nin "Şeytan Ayetleri" kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti...
Nesin için "Şehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedir" denmişti.
Aziz Nesin........
