menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emperyalistlere güvenip, ortada kalanlar!

6 0
02.03.2026

Tarih boyunca bazı ülkeler ve etnik gruplar, büyük güçlerin (Emperyal ya da küresel hegemonya aktörlerin) desteğine güvenerek politika yürütmüş; ancak çıkar dengeleri değiştiğinde, bu desteği kaybedip zor durumda kalmıştır. Bu aslında hiç de şaşırtıcı değildir. Asıl şaşırtıcı olan, bu tarihsel gerçeği bildikleri halde, tekrar tekrar emperyalistlerin oyununa gelenlerdir.

Büyük güçler destek verirken, genellikle “kendi jeopolitik çıkarlarını” gözetir.

Destek çekildiğinde veya çıkarlar değiştiğinde, bağımlı ülkeler, askeri, ekonomik ve siyasi çöküş yaşayabilir.

Bu durum özellikle vekâlet savaşlarında, soğuk savaş rekabeti sırasında belirgindir.

Tarihte, “büyük güçlere güvenip, çıkar dengesi değişince zor durumda kalan” ülkelere birkaç örnek verirsek;

Afganistan: (2001-2021 hükümeti) Amerika ve NATO desteğiyle ayakta kaldı. 2021’de Batı çekilince Taliban kısa sürede kontrolü ele geçirdi.

Irak (Saddam dönemi): 1980’lerde İran’a karşı Batı’dan dolaylı destek gördü. Ama 1990’da Kuveyt’i işgal edince yalnızlaştı. 2003’de ABD müdahalesiyle rejim devrildi.

Libya: 2000’lerde Batı ile ilişkilerini düzeltmişti. 2011’de NATO müdahalesi sonrası rejim yıkıldı. Uzun süreli iç savaş ve bölünme yaşandı.

Gürcistan: Batı ve NATO ile yakınlaştı. 2008’de Rusya ile savaşta, doğrudan askeri destek alamadı. Yalnız bırakıldı.

Ukrayna: Batı ile entegrasyon sürecine girdi. 2014’ten itibaren Rusya ile çatışmalar ve 2022’de geniş çaplı savaş içine girdi. Destek aldı ama, doğrudan NATO müdahalesi olmadı.

Küba: SSCB desteğine dayanıyordu. Sovyetler dağılınca (1991) ciddi ekonomik kriz yaşadı. (özel dönem) Şimdi de ABD’nin tehdidi altında.

Aslında emperyalist güçlerin amacı; Eski Doğu Blokundaki, Rusya ile savaşacak ülkeleri destekleyerek, Rusya’yı zayıflatmaya çalışmaktı. Bu arada savaşı yaşayan ülke halklarının yaşadıkları ve harap olan ülkeler umurlarında bile değildi! Aynı amaçlar Rusya dahil diğer emperyalist ülkeler için de geçerlidir. Destekledikleri ülkeler, diğer emperyal rakiplerine karşı piyon olarak kullanılır!

Emperyalistlere güvenerek hareket eden ayrılıkçı etnik gruplar ve teröristler de çok fazla hüsrana uğratıldı. Çünkü tarih boyunca birçok ayrılıkçı hareket, büyük güçlerin desteğine güvenmiş, ancak çıkar dengesi değiştiğinde yalnız kalmış veya beklediğini bulamamıştır.

Buna dair birkaç örnek verirsek;

Afgan mücahitleri: 1980’lerde Sovyet işgaline karşı savaşan mücahitler, ABD ve Pakistan’dan büyük destek aldı. Ama Sovyetler çekildikten sonra dış destek azaldı. Sonuçta mücahit gruplar kendi aralarında savaştı. Devlet otoritesi çöktü. Daha kötüsü de bu ortamda Taliban yükseldi.

Sri Lanka’daki Tamil Kaplanları: onlar farklı dönemlerde bölgesel ve diaspora desteği gördü. Ama 2009’da Sri Lanka ordusu, örgütü askeri olarak tamamen tasfiye etti. Beklenen uluslararası müdahale gelmedi. Örgüt emperyalist güçlerce yalnız bırakıldı.

Nijerya: Biafra Bölgesi bağımsızlık ilan etti. Bazı yabancı aktörlerden sınırlı destek gördü. Ama sonuçta Nijerya merkezi hükümeti savaşı kazandı. Biafra devleti ( 1967-1970) çöktü. Büyük insani kriz yaşandı.

Irak: 1970’lerde Irak merkezi yönetimine karşı mücadele eden Kürt güçleri, İran ve dolaylı olarak ABD’den destek aldı. Ancak 1975’de “Cezayir Anlaşması” ile İran ve Irak anlaşınca, Kürtlere destek kesildi. Kürt isyanı kısa sürede çöktü. Binlerce kişi göç etmek zorunda kaldı.

Bu örneklerde genel olarak şunu görürüz:

Ayrılıkçı silahlı grup, büyük güçten destek alır.

Ama aslında destek; büyük gücün çıkarına bağlıdır.

Çıkar değiştiğinde, destek kesilir veya sınırlandırılır.

Hareket ya askeri olarak yenilir, ya da siyasi olarak zayıflar.

Unutulmaması gereken ise ; Uluslararası ilişkilerde kalıcı olan şey, ideolojik yakınlık değil, çıkar uyumudur. Büyük güçler çoğu zaman, yerel etnik grupları araçsal olarak görür; uzun vadeli güvenlik garantisini de nadiren verir. Üstelik bazen, çıkarları için, destekledikleri yerel aktörleri, pazarlık konusu bile yapabilir.

Yani kısaca ; bir Rus atasözü ile durumu özetlersek:

“ Ayıyı dansa kaldırırsan, dans sen vazgeçtiğin vakit değil, ayı vazgeçtiğinde sona erer.”


© Akdeniz Gerçek