menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dokuma, Boş Kalsın mı, Birlikte Karar mı Verelim?

13 0
21.07.2026

Söz konusu alanla ilgili kaygılar dile getiriliyor; rant endişesinden, kamusal alanların geleceğinden, kent hakkından söz ediliyor. Açık söylemek gerekirse bu kaygıların önemli bir bölümünü anlıyorum. Hatta demokratik bir kent yaşamı için gerekli buluyorum.

Çünkü kentler yalnızca binalardan, yollardan ve parklardan oluşmaz. Kentler aynı zamanda hafızadır, aidiyettir ve gelecek kuşaklara bırakılan ortak mirastır.

Bu nedenle "Burada ne yapılacak?", "Kim yararlanacak?", "Kamusal fayda korunacak mı?" sorularının sorulması son derece doğaldır.

Ancak tartışmanın eksik kalan bir tarafı olduğunu düşünüyorum.

O da mevcut durumun kendisi...

Yıllardır kaderine terk edilmiş, moloz dökülen, zamanla güvenlik sorunlarının konuşulduğu, madde kullanımının ve çeşitli olumsuzlukların anıldığı bir alanın bugünkü hali gerçekten kamusal yarar mı üretiyor?

Bazen korumak ile dokunmamak birbirine karıştırılıyor.

Oysa sosyal bilimlerde sıkça kullanılan Kırık Camlar Teorisi bize başka bir şey söylüyor: Suç ve düzensizlik en çok sahipsiz, karanlık ve sessiz alanları sever.

Bir alanı yıllarca kendi haline bırakmak onu korumak değil, yavaş yavaş kaybetmektir.

Bu nedenle bugün asıl sorulması gereken soru "Bir şey yapılmalı mı?" değildir.

Tam da bu nedenle ortada kesinleşmiş bir proje değil, bir fikir........

© Akdeniz Gerçek