Memiş OKUYUCU İyilikle İyileştirerek Eğitim
Cemiyetin nabzı güvenle atar.
Güven duygusuna dayanarak cemiyette insan kimlikleri inşa edilir. Güven zayıfladığında söz sertleşir, bakış daralır, komşuluk zayıflar.
Ortak hayatın mekânları sükûneti değil tedirginliği çoğaltır. Bugünün krizi yalnızca dış şartların değil, iç bağların çözülmesidir. Kalpler arasında kurulan köprüler yıprandığında şehirler de yorulur.
Bu köprülerin harcı, en eskimeyen ve en sahih kudretle yeniden yoğrulur: iyilikle.
İyilik bizim medeniyetimizde hayatımızı tanzim eden, yol gösteren, istikamet tayin eden oldukça geniş bir alanı anlatır. İnsan başkasının varlığını ciddiye aldığı ölçüde insan olur. Diğer insanlardaki iyilik durumu insanın iyiliğini artırır. İyilik birine bir şey vermek değildir yalnızca, onu görmek ve ona yer açmaktır. Bu durumu kalp, gönül ve ruh olarak hayata geçirmektir. Bu yüzden iyilik güvenin kaynağıdır. Güven huzurun kapısıdır. Huzur yoksa eğitim karakter ve davranış haline gelmez, insan olgunlaşmaz. Hani görüşü daha derinden kavratan, kalbimizin hassasiyetini artıran, kanımızın sıcaklığını bir kıvam halinde artıran, vicdanımızı kuvvetlendirip, fıtratımızı muhafaza eden davranış duygu ve her söze olgunlaşmak diyoruz. Eğitim bu olgunlaşmayı da iyilikle geliştirebilir.
Sağduyumuzun sesi bize şunu söyler. Soğuk diye bir şey yoktur, sıcaklığın........
