Mehmet Ali Çamoğlu Köşeyi Kapana Kadar Bukalemun, Kapınca Kaplan
Gözlemdir. Teşhistir. Yalın, çıplak ve tokat gibi bir gerçektir.
Seçim dönemi gelir, kapı kapı dolaşırlar. Evlere gelirler, mahallelere gelirler, esnafın tezgahına, işçinin sofrasına otururlar.
Halkın olduğu her yere, o samimiyetsiz maskeleriyle adeta pusu kurarlar.
Üstelik bunu öyle gizli bir ajandayla yaparlar ki, halkın en temiz duygularıyla, inancıyla, umuduyla gönülden pazarlığa girerler.
Milletvekili adaylarından bakan adaylarına, belediye başkanlarından en küçük makam peşinde koşan bürokrat adayına kadar hepsi meydanlarda avaz avaz bağırırlar.
Mangalda kül bırakmaz, adalet ve hizmet nutukları atarlar.
Bunların arkasında bir de gölge gibi yürüyen, ihale kapmak, iş almak, proje bağlamak için avucunu yalayan o meşhur tipler vardır.
Önlerinde eğilmedik adam, kapısında yatmadık makam, yalamadık ayakkabı bırakmazlar.
KUTSAL DEĞERLERİN SÖMÜRÜLMESİ
Sırf bir oy daha fazla alabilmek için kutsal alanlarımızı bile bu kirli tiyatroya alet ederler.
Seçim dönemi camilere, cemaatlere damlarlar. En ön safta yer kapmak için yarışırlar.
Kameraların önünde abdest alırlar, namaz kılarlar, kürsülerde Kur'an okurlar.
Maneviyatı, dindarlığı ve halkın saf inancını birer siyasi rant malzemesi olarak görürler.
Tek bir maksatları vardır: İnanç sömürüsüyle heybeye bir oy daha koyabilmek.
İKİLİ İLİŞKİLERDEKİ AYNI ÇARK
Sadece siyaset meydanında mı? Hayır.
Bu çark, hayatın tam göbeğinde, kutsal saydığımız ikili ilişkilerde ve evliliklerde de aynı vahşilikle işliyor.
Bir kadını bağlamak, onun hayatına sızmak için önünde kırk takla atan, "kul köle olurum" diyen sahte kibarlık abidesi adamlar...
Ya da karşı cinsi evlilik kafesine kısmak, kendini garantiye almak için dünyalar şirini, tam bir "hanım hanımcık" rolü kesen, ağzından bal damlayan kadınlar...
Hepsinin ortak özellikleri nedir bilir misiniz? Tam bir tilki kurnazlığı. Muazzam bir laf ebeliği.
Arkadan çevrilen planlar, sinsi tuzaklar, ince ince hesaplanmış taktikler. Hedefe ulaşana kadar her kılığa girmeyi mübah sayan bir ahlak erozyonu.
DÜRÜST İNSANLARI AYIRIYORUM
Ancak buraya kocaman, kapkara ve kalın bir şerh düşüyorum:
İnancını siyasi hesaplara alet etmeyen, camiye ve ibadete siyaset sokmayan,........
