menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fatih ORUÇ Amerika’nın Afganistan İşgali

5 0
thursday

Afganistan, ABD’ de yapılan 11 Eylül 2001 saldırıları bahanesi ile ABD ve koalisyon güçleri tarafından işgal edilmiştir. Savaş 2001 Ekim'inin 7. gününde başlamıştır. ABD Başkanı George W. Bush'un "terörle mücadele" gerekçesini öne sürerek yaptığı bir savaştır.

Amaç Usame Bin Ladin’i ele geçirmek ve Afganistan halkını demokratik düzene kavuşturmak olarak dünya kamuoyuna sunulmuştur.

Gerçekte ABD’nin ülkeyi doğalgaz, petrol boru hattı ve madenleri nedeniyle kendi hçıkarları uğruna çatışmaya sürüklediği bilinmektedir.

Taliban’ın kendi düzenini kurma çabası ve doğal zenginlikler üzerinden ülke menfaatlerine uygun arayışlar içerisine girmesi, ABD için büyük bir tehdit olarak algılanmış, yaşanan süreçte ABD Taliban’dan kurtulma arayışına gitmiştir.

11 Eylül 2001’de teröristlerce kaçırılan uçakların İkiz Kuleleri hedef alan saldırılarda 3 binin üzerinde kişinin hayatını kaybetmesi dünyayı şoke etti. Amerikan halkı ciddi bir terörist eylemle karşı karşıya olduğu konusunda bu eylem sayesinde tüm dünya kamuoyu ile ikna olurken yeni bir yüzyılda Amerikan’ın masumiyeti ve tüm dünyanda barışın teminatı olması sebebiyle terörist gruplarca hedef alındığı görüşü sûnî bir gündem olarak yayılmaya başlamıştır. ABD’nin Afganistan savaşı, 350 milyonluk ABD halkının öfkesinin yatıştırılması açısından gerekli görülüyordu. Bu yüzden Başkan Bush 16 Eylül 2001’de saldırıyı gerçekleştiren teröristlere karşı “Haçlı Seferi” ilan etti.

İşgal harekâtına hazırlanan katliamcı ABD, ilk olarak Pakistan hükümetinden sivil halk için yiyecek ve diğer gereksinimleri sağlayan kamyon konvoylarının durdurulmasını talep ederek, aslında sivil Afgan halkının kıyımına başlamış ve rotasının terörden çok bir halkın yok edilmesi olduğunu ortaya koymuştur.

7 Ekim 2001 tarihinde küresel cinayet çeteleri ABD ve İngiltere önce hava bombardımanı daha sonra da takviye güçlerle beraber Afganistan'a asker indirdi. Aralık 2001'de Taliban yönetimi devrildi ve Hamid Karzai Cumhurbaşkanlığında Afganistan İslam Cumhuriyeti kuruldu. Karzai, ABD menfaatleri doğrultusunda yürüttüğü politikadan dolayı halk tarafından benimsenmemiştir. Bu yüzden Afganistan’ın ABD’nin 53. eyaleti haline dönüştüğü dile getirilmiştir. Karzai, Taliban tarafından “kukla” olarak görülmüştür.

Ocak 2006'da, NATO Afganistan’daki Amerikan birlikleriyle yer değiştirmeye başladı.

2010 yılında katliamların sayısının artması sonucu ABD ordusunun Ocak-Mayıs 2010 arasında Kandahar’da işlenen katliamlara dair açılan soruşturmayla bir kez daha insanlık dışı uygulamalar belgelenmiştir.

Bazı askerlerin, öldürdükleri sivillerle çektirdiği yüzlerce fotoğraf ve soruşturmada verdikleri ifadeler, “Ölüm Timi” nin Afganistan’da herkesin bilgisi dâhilinde, adeta dokunulmazlık altında hareket ettiğini ortaya koyarken öldürdükleri sivillerin yanına silah koyarak bu katliamların savunma amaçlı ve Taliban’a karşı olduğu izlenimini uyandırmaya çalıştıklarını hedefledikleri belirtilmiştir. Öldürdükleri insanların parmaklarını ve kafatası kemiklerini hatıra olarak saklayan ABD’li askerlerin itirafları yaşananları gözler önüne sermiştir. Girdikleri köylerde adeta öldürmek için birini arayan askerlerin, engelli insanları, kadınları, çocukları ve yaşlıları hiçbir ayrıma tabi tutmadan öldürdüğü de yine bu raporla kanıtlanmıştır.

Mart 2002'de, resmi CIA görevlileri, "geliştirilmiş sorgulama teknikleri" adı altında insanlık tarihine kara birer leke olarak geçen işkence metotlarıyla uluslararası hukukun geçerli olmadığı Bagram ve Guantamo’da kamplarında binlerce insanın kanına girdiler.

21. yüzyılın ilk savaşı olarak nitelenen Afganistan’ın Amerikan işgali, ekonomik ve siyasal gerekçelerle başlayıp bir insan kıyımına dönüşmüştür. Böylece dünya, kapitalist düzenin yeni yüzyılda yeni ve modern yüzüyle, bir halkı nasıl soykırıma uğrattığına şahit olmuştur.

Orta Asya petrol ve doğalgazının geçeceği bir alanın kontrol edilebilmesi ancak Afganistan’ın işgaliyle mümkündür. Kendi enerji kaynaklarını güvenceye alma çabasının ötesinde rakipleri için de hayatî bir önem taşıyan enerji kaynaklarını kontrol edebilmek, böylelikle coğrafî anlamda kendisine uzak olan bölgede Rusya, Çin ve İran gibi devletleri göz önünde tutabilmek hedeflenmiştir.

Pentagon ekiplerinin Afganistan’da 1 trilyon Dolar değerinde bir maden zenginliği keşfettikleri de bilinmektedir.

Terör devleti ABD’nin Taliban’ı hükümetten uzaklaştırmasının ardından ülkeyi demokratikleştirme, bir ulus kurma ve modernleştirme çalışmaları adı altında işgal uzatılmış. Taliban Hükümeti’nin sıklıkla suçlandığı uyuşturucu kaçakçılığını engelleme politikası bahanesiyle uzayan işgale meşruiyet kazandırılmaya çalışılmıştır.

Hâlbuki 2000'de, Taliban afyon üretimine yasak getirdi ve bu da afyon üretiminde %90'a varan bir düşüşe sebep oldu. 2001'de Amerikan işgalinden sonra, afyon üretiminde gözle görülür bir artış yaşandı. 2005'te, Afganistan tekrar dünyanın 1 numaralı afyon üreticisi konumuna geldi ve dünyadaki üretilen afyonun %90'ını üretip ve birçoğunu da işleyerek eroin haline getiriyor ve Avrupa ve Rusya'ya satıyordu.

Obama’nın açıklamalarına göre, 2001’den itibaren Afganistan’daki ABD askerlerinin sayısı yaklaşık 100 bine ulaşmış oldu. ABD askerlerinin haricinde o dönemde Afganistan’da NATO’nun da 40 bin askeri bulunuyordu.

ABD Kongresi verilerine göre, NATO'nun Afganistan işgali başladığı 2001 yılından beri 2 bin 400 Amerikalı asker hayatını kaybetti. Tarihinin en uzun savaşının maliyeti ABD’ye 686 milyar dolar oldu. Yıllar süren savaşta bugüne kadar ölen Afganlıların sayısının 100 bine yaklaştığı ifade edilirken, on binlerce vatandaş yaralandı.


© Akasyam