Bülent ERTEKİN Bir Şehitlik Daha Ne Kadar Görmezden Gelinecek?”
Yarın 18 Mart… Şehitler Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü. 18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi, bu milletin vatanı uğruna neleri göze alabileceğinin en büyük nişanesidir. O gün, bir bayrak uğruna nice güneşler battı. Nice “kınalı kuzular” toprağa düştü. Ve bizlere, üzerinde özgürce yaşadığımız bir vatan bıraktılar. Bugün ise o kahramanları anma, hatırlama ve minnet borcumuzu ifade etme günüdür. Her yıl olduğu gibi; şehitliklerde törenler düzenlenir, anıtlara çelenkler bırakılır, saygı duruşunda bulunulur, İstiklal Marşı okunur. Şehit kabirleri ziyaret edilir, karanfiller bırakılır, Kur’an-ı Kerim tilavet edilir ve dualar edilir. Okullarda anma programları düzenlenir, şiirler okunur, yarışmalar yapılır. Peki… Gerçekten hepsi bu kadar mı? Ben İzmirliyim. Doğduğum, doyduğum toprakların evladıyım. Çocukluğumun geçtiği Ballıkuyu semtinde, her 18 Mart’ta Kadifekale Şehitliği’ne giden askerleri kapımızın önünden izlerdim. O küçük dünyamda hissettiğim coşku, tarifsizdi. O yürüyüş, o disiplin, o saygı… Bizlere şehitliğin ne demek olduğunu anlatan sessiz bir dersti adeta. Ama bugün aynı soruyu sormak zorundayım: İzmir’deki bütün şehitler aynı hatırlanıyor mu? İzmir’de tam 17 şehitlik bulunmaktadır. Bunların arasında Osmanlı........
