menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zekeriyya Peygamber

351 0
12.03.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Zekeriyya kelimesinin aslı İbranicedir ve “Yahve/yaratan hatırlar” anlamına gelmektedir. İslâmî kaynaklarda da bu kelimenin İbranice olduğu belirtilmektedir.[1] Kitabı Mukaddeste Zekeriya adı ile çok kişiden bahsedilmekte ve onun dini yönüne geniş yer verilmektedir. Filistin bölgesinde yaşamış olan Zekeriya (as.), Süleyman’ın neslindendir.[2] Zekeriya’nın (as.) adı Kur’an-ı Kerîm’de altı yerde geçmektedir.[3]

                                                           وَزَكَرِيَّا وَيَحْيَى وَعِيسَى وَإِلْيَاسَ كُلٌّ مِّنَ الصَّالِحِينَ {85}

            “Biz, Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı da doğru yola ulaştırmıştık. Çünkü onların her biri, salih/ameli dürüst kişilerdendi.”[4]

            Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Zekeriya (as.), onun duası, bazı mucizeleri, neslinin devamı ve oğlu Yahya (as.)  şu bilgileri vermektedir:

ذِكْرُ رَحْمَةِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا {2}إِذْ نَادَى رَبَّهُ نِدَاء خَفِيّاً {3} قَالَ رَبِّ إِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْباً وَلَمْ أَكُن بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيّاً {4} وَإِنِّي خِفْتُ الْمَوَالِيَ مِن وَرَائِي وَكَانَتِ امْرَأَتِي عَاقِراً فَهَبْ لِي مِن لَّدُنكَ وَلِيّاً {5} يَرِثُنِي وَيَرِثُ مِنْ آلِ يَعْقُوبَ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيّاً {6} يَا زَكَرِيَّا إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيَى لَمْ نَجْعَل لَّهُ مِن قَبْلُ سَمِيّاً {7} قَالَ رَبِّ أَنَّى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَأَتِي عَاقِراً وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيّاً {8} قَالَ كَذَلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْئاً {9} قَالَ رَبِّ اجْعَل لِّي آيَةً قَالَ آيَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلَاثَ لَيَالٍ سَوِيّاً {10} فَخَرَجَ عَلَى قَوْمِهِ مِنَ الْمِحْرَابِ فَأَوْحَى إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِيّاً {11}

            “Bu, senin Rabbinin kulu Zekeriya’ya olan rahmetinin bir anlatımıdır. Hani o, bir zamanlar Rabbine, ‘Ey Rabbim! Kemiklerim zayıfladı, saçlarıma aklar düştü. Ey Rabbim, sana yaptığım dualarda, hiçbir zaman, mahrum kalmadım. Ancak ben, benden sonra gelecek yakınlarım hakkında endişeleniyorum. Çünkü eşim kısır biridir. O halde bana, kendi katından bana ve Yakup oğullarına mirasçı olacak bir çocuk/veli ver. Ey Rabbim! Onu, senin hoşnutluğunu kazanmışlardan biri kıl!’ diyerek sessizce fısıldamıştı. Allah ona, ‘Ey Zekeriya! Biz sana Yahya adında bir çocuk müjdeliyoruz ki bu ismi daha önce hiç kimseye vermemiştik’ diye buyurmuştu. Zekeriya, ‘Ey Rabbim! Karım kısır ve ben ise son derece yaşlı olduğum halde nasıl bir çocuğum olabilir ki…?’ demişti. Allah da ‘İşte böyle’ demiş ve ‘Bu Benim için çok kolaydır. Sen daha önce hiçbir şey değilken, seni yaratmamış mıydım?’ diyerek devam etmişti. Zekeriya, ‘Ey Rabbim! O halde bana bir delil/işaret ver!’ demişti. Allah da ‘İşaretin, insanlarla tam olarak üç gün boyunca konuşmamandır’ diye buyurmuştu. Bunun üzerine Zekeriya mabetten halkın huzuruna çıkmış ve ‘Sabah akşam Allah’ı teşbih edin!’ diye işarette bulunmuştu.”[5]

            Bu ayetlerde haber verildiği gibi Zekeriya (as.) kavmi için endişeye düşmüş ve onları Allah yoluna çağıracak birini göndermesi için Yüce Allah’a niyazda bulunmuştu. O dua ederken, sessizce fısıldamıştı. Çünkü dua ederken yüksek sesle bağırmaya gerek yoktur. Dua ne kadar alçak sesle yapılsa bile Yüce Allah duyar ve anlar. Önemli olan duanın samimiyetle yapılmış olmasıdır. Önce kendisi kavminin hidayeti için elinden geleni fiili olarak yapmıştı. Ondan sonra da sözlü duada bulunmuştu. İsrail oğullarının son peygamberlerinden olan Zekeriya’nın (as.) duası kabul olmuş ve Allah ona Yahya’yı (as.) vermişti. Yahya ismi, daha önce kimseye verilmemiş, ilk olarak Zekeriya’nın oğluna verilmişti. Zekeriya (as.) kendisinin yaşlı ve karısının kısır olduğunu söylerken, Allah, gücünün her şeyin üstünde olduğunu haber vermişti. Bir de Zekeriya’nın (as.) İmran’ın karısı ile alakası anlatılmış ve onun İsa’nın (as.) doğumu ile ilişkilendirilmiştir:      

إِذْ قَالَتِ امْرَأَةُ عِمْرَانَ رَبِّ إِنِّي نَذَرْتُ لَكَ مَا فِي بَطْنِي مُحَرَّراً فَتَقَبَّلْ مِنِّي إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ {35} فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ إِنِّي وَضَعْتُهَا أُنثَى وَاللّهُ أَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالأُنثَى وَإِنِّي سَمَّيْتُهَا........

© Akademik Akıl