menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zagros Dağlarında Gündê Şapûr

10 0
20.10.2026

{vendor_count} satıcılarını yönetin

Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Turizm Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

İnsan ve Toplum Bilimleri

Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.

Zagros Dağlarında Gündê Şapûr

            Bundan önce “Zagros Dağları” başlıklı bir yazı yazdık ve bu dağlar hakkında bazı bilgilere yer verdik. Bu yazımızda Zagros Dağlarında bulunan “Gündê Şapûr” hakkında bazı bilgileri vermeye çalışacağız.

Zagros Dağlarında kurulan “Gündê Şapûr”, bilim tarihi açısından çok meşhurdur. Arap alfabesinde “g” harfi olmadığı için, onun yerine “c” harfi kullanılmış ve “Gündê Şapûr” yerine “Cündi Şapûr” ifadesi kullanılmıştır. Aslında “Gündê Şapûr” Kürtçedir ve “Şapur’un Köyü” anlamındadır. Fakat Kürtçe kelimesini kabullenmek istemeyen bazı kişiler, kelimeyi “Şapûr’un Askerleri” gibi anlamlarda yorumlamışlardır. Günümüzde de “Günd” kelimesi Kürtçede “Köy” anlamında kullanılmaktadır. Burası I. Şapur tarafından kurulduğu için, Şapur’un köyü anlamında “Gündê Şapûr” diye adlandırılmıştır.

Çeşitli meyvelerin yetiştiği yeşil alanlarla bezenmiş “Gündê Şapûr”, Hemedan’ın güneyinde, Bağdat’ın güney doğusundadır. I. Şapûr, MS. 253-260 yılları arasında hüküm süren Roma İmparatoru Publius Licinius Valerianus’u (Valerian) yenmiş ve Roma’nın ileri gelenlerinin dahi aralarında bulunduğu 70.000 kişiyi esir almıştır. Bunlar, “Gündê Şapûr” çevresinde yerleştirilmiştir. Bunun ardından özellikle Batıdan bilim adamları burada toplanmış, Batı Felsefesi tercüme edilerek geliştirilmiştir.

İslâm âleminde Enûşirvân-ı Âdil diye bilinen I. Hüsrev (531-579) “Gündê Şapûr”da felsefe, tıp ve diğer ilimlerin okutulduğu bir mektep kurmuş ve onun zamanında şehir büyük bir ilim merkezi haline gelmiştir. Aslında “Gündê Şapûr”daki okulların kuruluş faaliyetleri, kentin kurucusu I. Şapûr ile başlamıştır. Özellikle Enûşirvân/Nuşêrvan zamanında Aristo ve Eflâtun’un bazı eserleriyle Kelîle ve Dimne tercüme edilmiştir. Bu dönemde burada edebiyat da altın çağını yaşamıştır. I. Hüsrev’in kurmuş olduğu tıp okulunda Hintli doktorlar yanında Yunanlı doktorlar da görev yapmıştır. Ârâmîce öğretim yapan okul, Hint ve Yunan kültüründen etkilenmiş, daha sonra Müslüman tıp kültürünün oluşmasında önemli rol oynamıştır.

II. ve III. Şapur dönemlerinde “Gündê Şapûr” ve çevresinde bilimsel faaliyetler sürdürülmüştür. Manastır, piskopos okulları gibi dini eğitim veren okulların yanında astronomi, felsefe, mantık, dil, belagat, fesahat, coğrafya ve benzeri ilimlerin okutulduğu okullar da açılmıştır. Böylece orada dini/medrese okulların dışında fen, astronomi, teknik, tıp ve benzeri ilimler de okutulmuştur. Zamanla orada yükseköğretim anlamında akademiler kurulmuştur.

“Gündê Şapûr” ve çevresinde gelişen bu bilimsel çalışmalar, İslam’ın ortaya çıkışına kadar devam etmiştir. Nitekim Hz. Muhammed (sav.) zamanında meşhur bir Arap doktoru olan Hâris b. Kelede’nin “Gündê Şapûr” okullarında tıp tahsili gördüğü rivayet edilmektedir. “Gündê Şapûr” Hz. Ömer zamanında hicri 17 miladi 638 tarihinde Ebu Mûsâ el-Eş‘arî tarafından barış yoluyla alınmıştır. “Gündê Şapûr” Müslümanların eline geçtikten sonra da önemini korumuş ve şehirde birçok âlim yetişmiştir. Burada tıp tahsilini alan pek çok Doktor, İslam âleminin değişik yerlerine giderek tabiplik yapmıştır. Halife Mansûr midesinden rahatsızlanınca “Gündê Şapûr” Tıp Okulu’nun hocalarından hastanenin baştabibi Curcîs b. Cibrâîl b. Buhtîşû 765 yılında Bağdat’a çağrılmış. Yerine oğlunu bırakarak Bağdat’a gelen Curcîs burada dört yıl kalmış ve 769 tarihinde halifeden izin alarak memleketi “Gündê Şapûr”a geri........

© Akademik Akıl