menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zerre’den Kürre’ye Kainatın Arke’si: Su

18 0
05.03.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Zerre’den Kürre’ye Kainatın Arke’si: Su

  “  Su gibi aziz olasın.” Türk Atasözü

   “Havasından mı ,suyundan mı?” Ata sözü

   “Dest bu si arzusuyla ölürsem dostlar,

   Kuz eylen toprağımdan sunun  anınla yâre su.” Fuzuli

   “Akan suda iki defa yıkanılmaz. ”Herakles

  “ Akan su yosun tutmaz.” Ata Sözü

  “Akarsu çukurunu kendi bozar” Ata Sözü

  “Akar suya inanma el oğluna dayanma” Ata Sözü

  “Dibi görünmeyen sudan geçme” Ata Sözü

 “ Su akarken testiyi doldurmalı” Ata Sözü

  “Su, başında kesilir” Ata Sözü

 “ Su bulanmayınca durulmaz” Ata Sözü

  “Su testisi su yolunda kırılır” Ata Sözü

  “Su uyur düşman uyumaz” Ata Sözü

“Suyun derinini deliye ölçtürürlermiş.” La edri

“Cihan-ara cihan içindedir bilmezler Şu mahiler ki derya içredir deryayı bilmezler. “ La edri

      Değerli okurlar, Akademik akıl ın bu ayın konusu olan “Su Kıtlığı (Kuraklık) ve Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı” hakkındaki görüşlerimi siz değerli okurlarımla paylaşacağım. Konuya önce temel verilerle başlayıp, mevcut durumu analiz edip son olarak ta önerilerle bitirmeye çalışacağım. Kısa, az, öz özgün verileri sabrınızı taşırmadan vermek isterim. Su konusu temel ihtiyaçtan, tüketimden, gıdadan, sınırı aşan sulardan, geleceğin beyaz petrolü olma rolünden daha birçok konuyla yakından ilgilidir.

Kullanılabilir suyun önemini belirten başlıca nedenler.

 I. Kavramsal çerçeve.

1.Su kaynaklarının sınırlı olması.

2.Her yıl dünya nüfusunun artması doğal olarak sınırlı kaynak olan suyun azalması.

3.19. yıldan 20 yıla dünya nüfusu neredeyse ikiye katlamıştır. Âmâ su kaynakları aynıdır.

4.Evlerde kullanılan suyun sanayide kullananlardan fazla artacağı tahmin edilmektedir.

5. Dünyada 1955 yılında suyu kısıtlı ülke sayısı 7 iken, 1995 yılında bu sayı 20 olmuştur (Karadağ ve Uzun, 2009:1676).

6. Su kıtlığı çeken ya da sudan kaynaklanan gerilimlerin yaşandığı ülke sayısının 2025 yılında 50 ye ulaşacağı tahmin edilmektedir (Mazlum, 2003:3).

7. Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri su sıkıntısı çeken bölgelerde yaşamaktadır. 2025 yılında ise su sıkıntısı çekilen bölgelerde yaşayanların dünya nüfusuna oranının üçte ikiye çıkacağı öngörülmektedir (Kutsal, 2009:89).

8. ABD’nin 2000 yılındaki su kullanım istatistikleri incelendiğinde tarımsal su kullanımının % 34 oranında olduğu görülmektedir (U.S. Geological Survey, 2010).

9.Yeryüzünün yaklaşık % 70‟inin sularla kaplı olmasına rağmen, bu suların % 97‟sini okyanus ve denizlerdeki tuzlu sular oluşturmaktadır. Geriye kalan % 3‟lük bölüm tatlı sudur. Ancak bunun da % 68.3‟lük bölümü buz dağları ve buzullarda katı halde bulunmaktadır. Kalan suyun % 31.4‟ü yeraltı sularını oluşturmakta, sadece % 0.3‟ü tatlı yüzey suyu olarak göller (% 87), bataklıklar (% 11) ve akarsularda (% 2) bulunmaktadır (U.S. Geological Survey, 2010).

10. Dünya nüfusunun 1.600.000.000 olduğu 1900‟lü yılların başında kişi başına su tüketimi 360 m³/yıl iken, nüfusun 5.300.000.000‟a ulaştığı 1990‟da kişi başına su tüketimi 570 m³/yıl olmuştur. Endüstrileşmiş ülkelerde su ağırlıklı olarak endüstride kullanılırken, daha az gelişmiş ülkelerde suyun tarımsal kullanımı ön plana çıkmaktadır. Birleşmiş Milletler ‟in 1975 yılında hazırladığı bir rapora göre, o yıllarda Batı Avrupa ülkelerinde suyun % 49‟u, Kuzey Amerika ülkelerinde ise % 47‟si endüstride kullanılırken, bu ülkelerde tarımsal su kullanımı % 30‟larda kalmaktaydı. Oysa aynı yıllarda tarımsal su kullanımı Latin Amerika ülkelerinde % 76, Ortadoğu ülkelerinde ise % 89 oranındaydı (Aytemiz ve Kodaman, 2006:527-528).   

11.Gri su: Banyodan ve atık lavabolardan çıkan gri su yüzyıllardır bahçe sulama işlerinde doğrudan kullanılmaktadır. Gri suyun bahçe sulama, tuvalet rezervuarları ve çamaşır yıkama gibi alanlarda kullanılması, tatlı su kaynaklarının korunmasına yardımcı olmakta ve temiz su tüketimini azaltarak su tasarrufu sağlamaktadır.

12.Sınır aşan sular: Türkiye’nin egemenlik hakkı bulunan 27 adet sınır aşan su belirlemiş olup, bunları sınır oluşturan sular ve sınır aşan sular olarak sınıflandırmışlardır. Bunlardan beş adeti Türkiye’nin çeşitli ülkelerle sınırlarını oluştururken, 22 akarsuyun bir kısmı Türkiye topraklarından akmaktadır. Bu akarsular şunlardır (Rüştü ve Salem, 2004:55: Sınır Aşan Sular: Türkiye ve Paydaşlarının Sınır Aşan Sular Politikalarına Siyasal ve Ekolojik Bir Bakış).

  Sınırı aşan nehirler su kaynaklarının %35 ini oluşturmaktadır. Meriç, Aras, Çoruh, Fırat, Dicle, Asi nehirleridir. II dünya savaşından sonra 313 yüzey suyu havzasında,448 sınır aşan akiferde (Pekişmemiş kumlar  ve elementler),300 den fazla sınır aşan sulak araziler oluştu.1960 larda Hindistan- Pakistan arasındaki İndus  nehir suyu anlaşmazlıkları devam etmektedir. Mısır la Sudan arasındaki Nil nehri suları çeşitli zamanlarda sürtüşmelere yol açmaktadır.1964 de Kamerun, Nijer Nijerya ,Çad arasında Çad gölü havzasından dolayı anlaşmazlıklar yaşanmaktadır. Dünyanın değişik, yerlerinden örnekler vermemin sebebi dünya yüzeyi su oranı azalsa da tatlı su ve sınır aşan sular konusunda ülkelere arasına meydana gelen anlaşmazlıklar dikkat çekmektir.

Su kullanımı. (Kullanım yerine göre)

Yıl        sulama da     hanelerde        sanayide      toplam

1990       22.0               5.1                3.4                 30.5

2020       72.0             18.0               22.0                112.0

Su kullanımı. (Kullanıldığı sektöre göre)

Tarım    %74.  (Bunun %75  yüzeysel  sularından ,%66 yeraltı sularından sağlanmaktadır.)

0-20  su stresi oranı.20-40 orta su stresi.40 + şiddetli oran.(tasnifine göre)

2030 yılında 1200 metreküp tüketileceği,2040 yılında 1116  metreküp tüketileceği ,2050 yılında 1069 metreküp tüketileceği tahmin edilmektedir. (Gelecek yılarda tatlı su kullanımı tahmini.

25 adet nehir kullanılan uluslararası sular havzasındadır.9 havuzda sıkıntı yok,4 ünde kesin kıtlık miktarı,5 inde kıtlık düzeyinde,7 sinde ise su stresi söz konusudur.tc nüfusunun %28 i Marmara bölgesinde toplandığı için su kullanımı dada bu bölgelerdeki veriler önem arz etmektedir.

2017 yılında kişi başına 1385 metre küp .TC. yıllık yağış miktarı 643 m m.yıllık 501 milyar metre küp Suya tekabül eder.274 milyon metre küp atmosferde buharlaşabilen oran iken , 69 milyon metre küp yeraltına sızmaktadır DSİ  yüzeyde 98 milyar metre küp.95 miyar metre küp, yerüstü nehirlerden 3 milyar metre küp ise komşu ülkelerden doğan nehirlerden alıktadır demektedir.

TC. de yılık kişi başına düşen su miktarı.1300 metre küp. Bu suların kullanılmasında sınır verileri ve  ölçütleri ise ,1000-1700 normal sınır.500-1000 kıtlık500-kıtlık sınırıdır. Su konusunu Fırat Dicle’yle ilişkilendirip yanlış akıl yürütmeyi de açıklamak isterim. Konuyla dolaylı ilgilidir ama bilinesinde fayda olduğu kanısındayım.

Vaad edilmiş toprak ve Fırat- Dicle suyu ilişkisinin  aslı nedir?

  “Tanrı’nın, Tora’nın (Tevrat) ilk kitabı olan Yaratılış Kitabı’nın 15. babında İbrahim’e şu vaatlerde bulunduğu rivayet edilir: Tevrat’ın Yaratılış (Tekvin) kitabının 15. Bab’ında ise şöyle yazmaktadır: O gün RAB Avram’la antlaşma yaparak ona şöyle dedi: “Mısır Irmağı’ndan büyük Fırat Irmağı’na kadar uzanan bu toprakları – Ken, Keniz, Kadmon, Hitit, Periz, Refa, Amor, Kenan, Girgaş ve Yevus topraklarını– senin soyuna vereceğim.”(Wikipedia.org) “Bu ilahi olduğu öne sürülen vaatler, İbrahim’in oğulları doğmadan önce verilmiştir. İbrahim’in soy ağacı, ilk oğlu İsmail aracılığıyla Arapların ve İslam peygamberi Muhammed’in ataları olduğu kabul edilen İsmailoğullarını; ikinci oğlu İshak aracılığıyla ise Yahudiler ve Samiriyelilerin ataları olduğu kabul edilen İsrailoğullarını kapsamaktadır. Bu tanıma göre ise Fırat Nehri‘nden Nil Nehri‘ne kadar olan geniş bölge İbrahim’in zürriyetine vaad edilmiştir. Bununla birlikte sınırlarının tam olarak belirtilmemiş olması nedeniyle bu tanım da oldukça tartışmalıdır.”

  Burada önemli olan konu velev ki Tevrat’ın bu emirleri değişmemiş olsa, velev ki buna inanılsa bile vaad edilen toprak parçası salih amel işleyen İbrahim soyunadır. Onun soyundan gelen İsmail oğullarınadır. Buradan Yahudiler anlam çıkarmak metodolojik, ontolojik, teolojik ve epistemolojik  ve akıl yürütmeye aykırıdır. İkinci olarak Hititler Nil tarafına geçmemiştir. Sadece günümüzdeki Suriye üzerinde Kadeş anlaşması yapılmıştır. Yahudiler işlerine geldiği gibi zihin haritası çizmektedir. Ön yargılarla, algı operasyonlarıyla su ihtiyacını gidermek için Anadolu’dan çıkan su havzasına akıllarınca ortak olmak istemektedir. Bu konunun aslı budur.

  “Galatyalılara Mektup’ta Pavlus, vaadin ifade ediliş biçimine dikkat çekerek, çoğul (birçok insan anlamına gelen) “tohumlar” teriminden kaçınmış, bunun yerine İsa (ve onunla birleşenler) olarak anladığı tek bir kişi anlamına gelen “tohum “u seçmiştir. Örneğin, Galatyalılar 3:16 ‘da şöyle demektedir: “Vaatler İbrahim’e ve soyundan olana verildi. Tanrı birçok kişiden söz ediyormuş gibi, “Ve soyundan olanlara” demiyor; “Soyundan olana” demekle tek bir kişiden, yani Mesih’ten söz ediyor.”[6]Galatyalılar 3:28-29’da Pavlus daha da ileri giderek, vaadin tekilden çoğula genişletilmesinin genetik/fiziksel bir ilişkiye değil, ruhsal/dinsel bir ilişkiye dayandığına dikkat çekmektedir: “Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. Hepiniz Mesih İsa’da birsiniz. Eğer Mesih’e aitseniz, İbrahim’in soyundansınız, vaade göre de mirasçısınız.”[7] Romalılar 4:13 ‘ te şöyle yazılmıştır: “Çünkü İbrahim’e ve soyuna dünyanın mirasçısı olma vaadi Kutsal Yasa yoluyla değil, imandan gelen aklanma yoluyla verildi.”[10]Alman Lüterci Eski Ahit müfessiri Johann Friedrich Karl Keil, antlaşmanın İshak aracılığıyla yapıldığını ifade eder, ancak İsmail’in soyundan gelenlerin zaman içinde bu toprakların çoğunu ellerinde tuttuklarına dikkat çekmektedir.”(www.wikipedia.org.)

 “Allah buyurdu ki: “Öyleyse onlar yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşmak üzere oradan (kutsal topraklar) kırk yıl mahrum bırakılmışlardır. Artık sen yoldan çıkmış toplum için üzülme!”.Maide-26)

“Andolsun ki, Zebur’da Zikir’den sonra yazmıştık ki, muhakkak yere Benim sâlih kullarım vâris olacaklardır.”Enbiya-105.

 “Oysa biz o ülkede güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak, onları (ülkelerinin) vârisleri kılmak istiyorduk.5 ﴾ Onları belli bir yere yerleştirmek, Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, sakındıkları şeyi onların eliyle başlarına getirip göstermek (istiyorduk)6.” Kasas suresi-5-6.ayet.“

“Ahidlerini bozdukları için onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar. Kendilerine bildirilenlerden (Tevrat) önemli bir kısmını da unuttular. İçlerinden pek azı hariç olmak üzere onlardan daima bir hainlik görürsün”. Maide suresi.13 ayet.

   “Andolsun ki, zikirden sonra (Tevrat’tan veya levh-i mahfuzdan sonra) Zebur’da: ‘Şüphesiz yeryüzüne iyi kullarım varis olacaktır’ diye yazdık” (Enbiya: 21/105).

   “ Yemin olsun ki biz Zikir’den sonra Zebûr’da da: “Yeryüzüne ancak sâlih kullarım vâris olacaktır” diye yazdık. 106: Şüphesiz bu Kur’an’da Allah’a kulluk etmek isteyen kimseler için yeterli bilgi ve öğüt vardır.”(Enbiya suresi-106)

  Yahudilikte Teilim olarak anılan Zebur, Tanah‘ın bölümlerinden biridir. Çoğu David Hamele yani Kral Davut ve Şlomo Hameleh  yani Kral Süleyman tarafından yazılmış ilahi formunda 150 şiirdir. Zebur’a sonradan eklenmiş olan 151. kısım Yahudilerce kabul edilmez.  İslam‘a göre Zebur Davud‘a indirilmiş bir kutsal kitaptır fakat Zebur da tıpkı Tevrat gibi zamanla tahrif edilmiş ve yerine yine değiştirilecek olan İncil gelmiştir.(www.Wikipedia.org.)

   4000 yıl önce Sümer şehir devletleri Logish ve Umma Dicle nehri suyu için savaşa girmişti. Mesilim savaşı anlaşmayla sonuçlandı. İnsanlık tarihinde ilk savaşlardan biridir. Nasıl olur  da  Dicle Fırat vadedilmiş toprak  diye İsrail algı operasyonu yapar.?. Bu örneği vermemi sebebi tarihsel gerçeklerin çarpıtılmasını önlemek içindir.

  TÜİK verilerine göre;, Ülkemizde kişi başına günlük su tüketimi,180 litredir.2024 yılında 19.2 milyar metreküp su çıkartılmıştır. Bunun ;

%  81 i belediyelerce,

% 7.3 ü imalat sanayicilerine,

% 4.3 ü organize sanayi bölgeleri  birimlerinden,( örnek plastiklerin hammadde olarak kullanıldığı sektörlerde su kullanımı fazladır.)

% 5.8 madenler de ( altın rafinerilerinde kullanılan su, ruhsatı alan şirket suyu kullanmada daha özenli davranmalı).

Çıkarılan bu suyun oranı ise,

% 21.8 yüzey sularından temin ediliştir.

Nüfusun artmasıyla birlikte,1960 larda 380 milyon km küp,1940 larda 860 milyar km küp, olan tatlı su tüketimi 2000 li yıllarda 4960 milyar m.küp olmuştur.2000 li yıllarda 1 milyardan fazla insan  su eksikliği kısıt ve stres, nedenlerden dolayı etkilenmiştir. Yeryüzünde toplam su hacmi1.4 milyar m küp ,tatlı su ise bu oranın %2.5 i dir. Bunun %68.7 si 24 milyon k -küpü buz ve karlardan oluşan Antarktika dadır.%30.1 i ise yani 8 milyon m küpü yeraltı suyudur.

Okyanuslarda % 96.5 i. tatlı su % 2.5.tuzlu su oranı ise %0.9 dur. Göllerde %20.9, atmosferde %0.5 ,ırmaklarda ise %0.5 oranındadır. Toplam nem %3.8 iken yeraltı suyu %68.9 dır. Son olarak aşağıda kıtalar ve dünya nüfusundaki, oranı ile bulundurduğu dünyadaki su oranı verilmiştir.

Kıtalar                           nüfus %  si                su %si

Kuzey Amerika              8                                 16

Güney Amerika              6                                  26

Avrupa                           18                                  8

Afrika                            13                                11

Antartika adalar            1                                    6

Dünyada  1.4 milyar  km kare tatlı su vardır.

 Yeraltı   %30.8 dir. dünyada en çok su pasifik Okyanusu’ndadır.

Ülkemizde  evlerde kullanılan su oranı,%15,tarımda %75 ,sanayide ise % 11 civarındandır.

IV. Öneri ve alınabilecek önlemler, tavsiyeler.10 maddede.

Suyu israfı önemek için yeni binalarda dönüştürülebilir sistemi kurmak.

Temiz su, atık suyu, tatlı su, kavramlarını yeni nesle öğretmek.

Yonca gibi ürünlere kat kat su kullanımı olacağı için onun erine farklı ürüne yönelmek.

Nükleer enerjiye geçip hidro eklektikten sulamaya fazla pay ayırmak.

Sınırı aşan sularda taviz vermemek.

Sulamadaki suda hakkaniyete riayet etmek. Belli yerlerin belli kirşlerin sürekli kullanmaması.

Tarlayı alan kişi su hakkını da alacağı için yabancılara mülk satışına sınırlama getirilmesi. Veya Avrupa’daki bazı ülkelerde olduğu gibi sadece kullanım hakkının satılması.

3K politikasının uygulanması, Bunlar Korunma, kullanma, (tarımda kullanırken adil paylaşım, ayrıca tarımda damlama suyu tercih etme) Kapasite.

Son önerim altın ve maden ruhsatı verilen şirketlerin su ihtiyacı çok olacağı için. O bölgedeki nüfus  ve tarım sektörünün az etkilenmesi için sözleşmeye yasal ve koruyucu maddeler eklenmelidir.

İdari yapıda, Su enstitüsü, DSİ, Hidropolitik araştırma merkezlerini birbiriyle ilişkini görev ve tanımlarını açık ve net belirlemek.

Yaklaşan Ramazan Bayramınızı kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Öğretmenini Öldüren Öğrencisi Çıktı

Yorum Yap Cevabı İptal Et

Bir dahaki sefere yorum yapmam için adımı, e-postamı ve web sitemi bu tarayıcıya kaydedin.

Δdocument.getElementById( "ak_js_1" ).setAttribute( "value", ( new Date() ).getTime() );

Su Üstüne Söylenebilenler

Bir Çınar Ağacının Hafızası

Toprak Susuz, Biz Hâlâ Sessiziz

Ya Osimhen Olmasaydı?

Nusaybin’de Sıfır Atık Seferberliği

Türkiye’nin İran Siyaseti Nasıl Olmalıdır?

Parçalanmış İran Güçlü İran Kadar Tehlikelidir

Küçük Maddenin Büyük Derdi (Uyuşturucu ve Türevlerinin Verileri...

Akademik Hayatta Usta- Çırak İlişkisi

Sır, Sahibi’nin Kudretinde Gizlidir.

Toplam Ziyaretçi (Tekil Kişi): 2.038.469

Bir Ramazan’ın Hatırlattıkları için Bünyamin ÇİÇEK

ABD–İran Savaşının Anatomisi: Fosil Çağın Son Büyük Paylaşımı için Yaşar ünal

Bir Çınar Ağacının Hafızası için özcan uğuzkutluk

Su Üstüne Söylenebilenler için mehmet tunc

Aşkın Kimyası için Prof. Dr. Oğuzhan Karatepe

Kelamcının Kur’an’ı Anlama Yolculuğu için Necibe Kurban

Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Zirai Öğretimin 180. Yılı için Mudassir Hussain

Zihinsel İstiklal: Hakikat ve Yalanın Beyindeki Büyük Meydan Muharebesinin Nörobiyolojik ve Nörofiziksel Kökeni için Mehmet Karaca

Gelişmek İçin Yolumuza, Araplarla mı Yoksa Yahudilerle mi Yürümeliyiz? için Bülent Demirbek

Aptallığın Teorisi için Mehmet

Ayın Konusu: 2023 Seçim Değerlendirmesi (12)

Ayın Konusu: 2024 Yerel Yönetim Seçim Sonuçlarının Değerlendirilmesi (13)

Ayın Konusu: Acil Durumlara Hazırlıklı mıyız? (11)

Ayın Konusu: Adaletin Üstünlüğü (25)

Ayın Konusu: Ahlak, Adalet ve Bilim İlişkisi (14)

Ayın Konusu: Akademik Kültürde Kaybedilen Değerler (15)

Ayın Konusu: Akademik Yayınlarda Hakemlik (13)

Ayın Konusu: Akademisyenden Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler (22)

Ayın Konusu: Akademisyenlerde Motivasyon Eksikliği (15)

Ayın Konusu: Akademisyenlerin 2023 Seçimine Bakışı (11)

Ayın Konusu: Anayasa Değişikliği (8)

Ayın Konusu: Asistan Eğitimi; Sorunlar – Çözümler (19)

Ayın Konusu: Bilim-Din İlişkisi (18)

Ayın Konusu: Bilim-Siyaset İlişkisi (16)

Ayın Konusu: Bilim, Din, Sanat Dili: Türkçe (13)

Ayın Konusu: Bilinç oluşturmak \ Algı yönetmek (11)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: AHLAK (22)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: EŞİTLİK ANLAYIŞIMIZ (16)

Ayın Konusu: Bir Temel Sorun Olarak: YALAN (20)

Ayın Konusu: Cezasızlık Algısı (12)

Ayın Konusu: Covid-19 Pandemisinin İnsanlığa Mesajları (32)

Ayın Konusu: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (12)

Ayın Konusu: Cumhuriyet ve Demokrasi (17)

Ayın Konusu: Doğrudan Demokrasi (12)

Ayın Konusu: Dünyadaki Siyasi Süreçler ve Türkiye (7)

Ayın Konusu: Enflasyon: Nedenleri ve Çözüm Önerileri (9)

Ayın Konusu: Fikri; Üretme Hakkı ve İfade Hürriyeti (29)

Ayın Konusu: Gelir Dağılımı (14)

Ayın Konusu: Haksız Kazanç (12)

Ayın Konusu: Hegemonya (11)

Ayın Konusu: İklim Değişikliği (11)

Ayın Konusu: İnsanın Çoğaltma ve Biriktirme Tutkusu (17)

Ayın Konusu: İstişare (25)

Ayın Konusu: Kumar – Bahis (9)

Ayın Konusu: Kuraklık: Türkiye’nin Su Yönetiminde Acil Ne Yapılmalı? (4)

Ayın Konusu: Liyakat (36)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunlarımız (5)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: "Geleneksel Din Anlayışı" (7)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Liyakatli İnsan Yetiştirme” (23)

Ayın Konusu: Milli Güvenlik Sorunu Olarak: “Nüfus Artış Hızı” (5)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Akademisyen? (17)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Anayasa? (12)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Belediye Başkanı? (15)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Eğitim Sistemi? (19)

Ayın Konusu: Nasıl Bir Üniversite? (41)

Ayın Konusu: NATO (5)

Ayın Konusu: Nisâ Suresi 75. Ayet ve Müslümanlar (9)

Ayın Konusu: Oku’mak-Yaz’mak: Nasıl Anlamalı? (12)

Ayın Konusu: On Emir ve Yahudiler (8)

Ayın Konusu: Sağlık Sistemimizin Değerlendirilmesi (12)

Ayın Konusu: Siyasal Süreçler ve Tövbe (6)

Ayın Konusu: Sosyal Medya (13)

Ayın Konusu: Toplumsal Barışın Tesisi! Ama Nasıl? (18)

Ayın Konusu: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Yılı (24)

Ayın Konusu: Türkiye ve Bilim (12)

Ayın Konusu: Türkiye'de "Planlama Sistemi": Sorunlar ve Çözüm Önerileri (13)

Ayın Konusu: Türkiye'nin "'İran Siyaset'i" Ne Olmalı? (7)

Ayın Konusu: Türkiye'nin En Temel Sorunu ve Çözüm Önerileri (16)

Ayın Konusu: Üniversitelerimizde İnterdisipliner Çalışma Kültürü (12)

Ayın Konusu: Uyuşturucu Sorunu (14)

Ayın Konusu: Yapay Zeka (13)

Ayın Konusu: Yazarların Gözünden Akademik Akıl Platformu (11)

Ayın Konusu: Yeni Doçentlik Başvuru Şartları (11)

Ayın Konusu: Yenidoğan (Hastane) Çetesi ile İlgili Değerlendirmeler (11)

Güzel Sanatlar ve Tasarım (26)

İktisadi ve İdari Bilimler (150)

İnsan ve Toplum Bilimleri (12)

Sağlık Bilimleri (49)

Sosyal Medya Hesaplarımız

Bilgi paylaştıkça artar, fikir paylaştıkça gelişir.

Öğretmenini Öldüren Öğrencisi Çıktı Mart 5, 2026

Öğretmenini Öldüren Öğrencisi Çıktı

Zerre’den Kürre’ye Kainatın Arke’si: Su Mart 5, 2026

Zerre’den Kürre’ye Kainatın Arke’si: Su

Elyesa Peygamber Mart 5, 2026

ABD–İran Savaşının Anatomisi: Fosil Çağın Son Büyük Paylaşımı Mart 4, 2026

ABD–İran Savaşının Anatomisi: Fosil Çağın Son Büyük Paylaşımı

Yazar olarak giriş yapın

Çıkış yapana kadar beni içerde tut.

@2024 - Akademik Akıl Tüm Hakları Saklıdır. Sitede yer alan makaleler kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

Bu websitesi kullanıcı deneyimini iyileştirmek için arkaplan datalarını anonim olarak tutmaktadır. Kabul etmek için yandaki butona tıklayabilirsiniz. Kabul Et KVKK Aydınlatma Metni


© Akademik Akıl