Yeni OVP Açıklandı: Hedefler Gerçekçi mi?
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Yeni OVP Açıklandı: Hedefler Gerçekçi mi?
Dünya ekonomisi son beş yıldır derin bir enflasyonist baskı altında. Fiyat istikrarsızlığı ve enerji arz güvenliği sorunları, yalnızca gelişmekte olan ülkelerin değil, gelişmiş ülkelerin de temel ekonomik sorunları arasında yer almaya devam ediyor. COVID-19 krizi, ardından Rusya-Ukrayna Savaşı ve sonrasında başlayan İran-ABD Savaşı, petrol fiyatları üzerindeki baskının sürmesine neden oluyor. Özellikle Avrupa ülkelerinin gerek Rusya’dan gerekse Orta Doğu’dan gerçekleştirdiği enerji tedarikinde yaşanan sorunlar, enerji maliyetlerini ciddi biçimde artırma eğilimi gösteriyor. Dolayısıyla faiz oranlarının, enflasyonun ve ekonomik büyümenin COVID-19 krizi öncesindeki seviyelere ne zaman döneceği belirsizliğini koruyor.
Küresel gelişmeler olumsuz seyrini sürdürürken Türkiye ekonomisi de iç piyasadaki siyasi ve ekonomik gelişmelerin etkisi altında sürdürülebilir büyüme ile dezenflasyon sürecini aynı anda yönetmeye çalışıyor. Çünkü 2023 seçimlerinin ardından ekonomi politikasının temel amacı, ekonomik büyümeyi de gözeterek fiyat istikrarını sağlamak oldu. Ancak büyüme ve enflasyon hedeflerine önceki iki Orta Vadeli Program’da (OVP) tam olarak ulaşılamadı. Bu doğrultuda hükümet, hedeflerini güncelleyerek yeni OVP’yi açıkladı.
Yeni OVP’ye göre enflasyon hedefleri yukarı yönlü revize edilirken ekonomik büyüme hedefleri aşağı çekildi. Örneğin, 2024 yılında açıklanan OVP’de enflasyonun 2026 yılında tek haneye düşmesi ve bu seviyenin 2027 yılında da korunması hedeflenmişti. Aynı dönemde ekonomik büyümenin ise sırasıyla yüzde 4,5 ve yüzde 5,0 olması öngörülmüştü. Ancak 2025 yılında yaşanan iç siyasi gelişmeler ve küresel ekonomik sorunların etkisiyle yeni OVP’de hedefler aşağı yönlü revize edildi. Buna göre enflasyonun ancak 2027 yılında tek haneye düşmesi ve bu seviyenin 2028 yılında korunması beklenirken, ekonomik büyüme hedefleri de önceki OVP’ye kıyasla gerileyerek sırasıyla yüzde 4,0 ve yüzde 4,3 olarak belirlendi.
2026 yılı hem Türkiye hem de küresel ekonomi açısından savaşların yaşandığı, merkez bankalarının enflasyon hedeflerinden sapmalarla karşı karşıya kaldığı ve konjonktürel dalgalanmaların oldukça yüksek seyrettiği bir dönem oldu. ABD ile İran arasında şubat ayında başlayan ve hâlen devam eden savaş, ekonomik hedeflerin önündeki belirsizlikleri artırıyor. Petrol fiyatlarının 60 dolardan 110 dolara yükselmesi, enerji arz güvenliğine önemli bir darbe vururken küresel lojistik ve ticaretin sekteye uğraması üretim maliyetlerini artırarak yeni bir küresel enflasyon dalgasının önünü açtı.
ABD, Avrupa ülkeleri, İngiltere, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin merkez bankaları faiz politikasında daha şahin bir duruş sergileyerek gevşeme süreçlerine ara verdi. Dolayısıyla küresel ölçekte enflasyon ve büyüme beklentileri de olumsuz yönde revize edildi. Türkiye ekonomisi ise özellikle artan enerji maliyetleri ve döviz kuru baskısı nedeniyle küresel enflasyonist gelişmelerden oldukça fazla etkilenen ekonomilerden biri konumunda.
Bunun yanında, Türkiye’de siyasi alanda yaşanan gelişmeler de enflasyon ve döviz kurları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu gelişmelere ek olarak toplam talebin yeterince gerilememiş olması ve önümüzdeki dönemde olası bir genel seçimin yaratabileceği belirsizlikler, enflasyon hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırabilir. Nitekim açıklanan son OVP’de, söz konusu gelişmelerin önümüzdeki üç yıllık dönemde Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyebileceğine ilişkin riskler öne çıkıyor. Buna göre enflasyonun tek haneye düşmesi ve ekonomik büyümenin yüzde 5 seviyesine ulaşması ancak 2029 yılında bekleniyor.
Önceki iki OVP’de belirlenen hedeflerin gerçekleşen ekonomik göstergelerden önemli ölçüde sapmış olması, son OVP’nin hedeflerine ulaşılabilirliği ve programın kredibilitesi açısından da soru işaretleri oluşturuyor. Enflasyonun 2028 yılında yüzde 13,5, 2029 yılında ise yüzde 9 olarak hedeflenmesi, her ne kadar para ve maliye politikası yapıcılarının dezenflasyon konusundaki kararlılığını gösterse de olası dış gelişmeler ve Türkiye’nin en geç 2028........
