menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Azerbaycan’da başörtüsü isyanı

40 0
15.10.2026

Azerbaycan’da devlet okullarında başörtüsü takılmasına getirilen resmî yasak, geri tepti. Söz konusu yasak, Bakanlar Kurulu’nun 21 Eylül 2026 tarihli kararıyla yürürlüğe konuldu ve Ekim ayı itibariyle uygulanmaya başlandı. Başörtülü öğretmenler ve öğrenciler zorla okullardan çıkarıldı ve sınıflarına girmeleri engellendi. Bunun üzerine protestolar başladı. Onlarca kişinin gözaltına alınması, protestoların yayılmasını engelleyemedi. Öğrencilerin ve velilerin de katılımıyla eylemler, Azerbaycan hükümetine karşı kendiliğinden gelişen gösterilere dönüştü.

Protestolar yayıldıkça polis baskısı da arttı. 12 Ekim tarihli haberlerde  gözaltına alınanların sayısı 37 olarak belirtilirken, ertesi gün yayımlanan haberlerde başörtüsü yasağına karşı protestolar nedeniyle gözaltına alınanların sayısının 200'ü aştığı bildirildi. Protestoların yayılmasını önlemek amacıyla sosyal medyaya erişime de kısıtlamalar getirildi. Buna rağmen, başörtülü kız öğrenciler ile polisler arasında yaşanan tartışmaları gösteren videolar dolaşıma girerek toplumda infiale yol açtı.

Şimdi merak edilen soru, başörtüsü protestolarının diğer sosyoekonomik hoşnutsuzluklarla birleşerek hem coğrafi olarak hem de farklı toplumsal kesimlere yayılarak büyüyüp büyümeyeceği. Bir diğer soru ise polis baskısının protestoları durdurmaya yetip yetmeyeceği ya da Azerbaycan lideri İlham Aliyev’in başörtüsü yasağından geri adım atmak zorunda kalarak uzun yıllardan sonra ilk kez bir siyasi yenilgi yaşayıp yaşamayacağı.

Başörtüsü krizi, aslında İlham Aliyev’in yanlış siyasi hesaplarının bir sonucu. Aliyev, 2010 yılında da benzer bir yasak getirmiş, ancak aralıksız devam eden protestoların ardından yasağı kaldırmak zorunda kalmıştı. İçinde bulunduğumuz dönemde ise ulusalcı muhalefeti ve seküler sivil toplum kuruluşlarını tasfiye edip bu çevrelerden pek çok kişiyi hapse veya sürgüne gönderdikten sonra kendisini yenilmez hissetmeye başlamıştı. Ne var ki Azerbaycan’ın yönetici elitleri, İslam’ın halk nezdindeki çekiciliğini hiçbir zaman anlayamadı. Ülke, İslamiyet’in toplumsal boyutunu kavramaktan uzak, laik, Rusça konuşan ve kentli bir elit tarafından yönetiliyor. Oysa İslamiyet’in toplumsal tabanı daha çok kırsalda veya kent çeperlerinde yaşayan, alt sınıflardan gelen, daha yoksul, eğitim düzeyi daha düşük ve Azerice konuşan........

© Agos