menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Utanma duygusu olmayanlar adına utanmak!

20 0
08.10.2026

Kerinçsizler’in başvurusu üzerine, basına konuştuğu için Hrant Dink, kararın yankılarını haber yaptıkları için Arat Dink ve Serkis Seropyan, kararı eleştirdiği için de Aydın Engin hakkında TCK 288 (Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs) uyarınca dava açılmıştı.

Davanın 16 Mayıs 2006 tarihli ilk duruşması öncesinde birtakım adamların, kadınların adliye önlerinde, duruşma salonlarında, azınlıkların bulunduğu ya da konuşulduğu mekânlarda pervasızca uyguladıkları şiddet, linç görüntüleri ve ırkçı saldırılara tanık olmuştuk. Kemal Kerinçsiz ve ekibi, kendilerine sunulan bu mekânlarda estirdikleri şiddet nedeniyle hiçbir takibata, yaptırıma uğramadıkları gibi medyanın büyük çoğunluğu tarafından ‘kahraman’ görüntüsüyle sunuluyor, bu durum onları daha da pervasız kılıyordu.

Davanın ilk duruşması, bu ortamda yapılacaktı.

Bu adamlar, bu kadınlar mutlaka gelecek ve yine adliye ve çevresinde terör estireceklerdi.

Avukat arkadaşlarımı arayarak duruşma tarihini bildirdim.

Duruşma gününden önce gittim adliyeye. Hâkim Metin Aydın, hastalığı nedeniyle raporluydu. Bu nedenle duruşma, 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacaktı.

Güvenlik tedbirleri alınması talebiyle mahkemeye hitaben yazdığım dilekçeyle hâkim Yalçın Hayret’in odasına girdim ve Orhan Pamuk duruşmasıyla gazetecilerin yargılandığı duruşmaları hatırlatıp aynı ekibin bu davada ihbarcı konumunda olduklarını, güvenlik tedbirlerinin mutlaka alınması gerektiğini söyledim. Kaleme havale etti dilekçemi ve ‘Söyleyin yazsınlar’ dedi. İşi şansa bırakmamak için mahkeme kaleminde yazıyı bekledim ve elden alarak Başsavcıya götürdüm. Derdimi ona da anlattım. Başsavcının gerekli tedbirlerin alınması için güvenlik büro amirliğini araması üzerine ayrıldım adliyeden.

Duruşma sabahı erkenden gittim adliyeye. Henüz kimseler yoktu adliyenin önünde ama polis barikat kurmuş, gelenlere kimlik soruyor üst araması yapıyordu.

Hrant’a “Benden haber bekleyin, telefon ettiğimde gelirsiniz”........

© Agos