Dünyanın vicdanını yeniden kurmak
Eğer kendi hikâyemizi anlatamazsak, başkalarının hikâyesinde figüran olmaya mahkûm oluruz. Esra Albayrak'ın "teknokolonyalizm" vurgusu bu açıdan oldukça dikkat çekicidir. Günümüz dünyasında asıl soru, hangi medeniyetin küresel sisteme liderlik edeceği değildir. Esas mesele, farklı medeniyetlerin birbirini dışlamadan ortak bir bilgi ve adalet zemini oluşturup oluşturamayacağıdır.
Son yıllarda uluslararası düşünce dünyasında giderek daha fazla duyduğumuz bir kavram var: Dekolonizasyon.
Birileri bunu yalnızca siyasi bağımsızlık mücadeleleriyle açıklamaya çalışıyor. Kimileri ise sömürgecilik tarihinin akademik bir muhasebesi olarak görüyor. Oysa bugün dekolonizasyon tartışmaları çok daha derin bir yere işaret ediyor. Çünkü mesele artık sadece işgal edilmiş topraklar değil; işgal edilmiş zihinler, yönlendirilmiş hafızalar ve tekelleştirilmiş bilgi sistemleridir.
Tam da bu noktada Türkiye'de son dönemde dikkat çekici bir düşünsel çaba ortaya koyan isimlerden biri Esra Albayrak'tır. Albayrak'ın gerek NUN Eğitim ve Kültür Vakfı bünyesinde yürüttüğü çalışmalar gerekse Dünya Dekolonizasyon Forumu etrafında geliştirdiği entelektüel çerçeve, Türkiye'nin son yıllarda yükselen medeniyet tasavvurunun önemli duraklarından birini oluşturuyor.
Esra Albayrak'ın ortaya koyduğu temel tezlerden biri, sömürgeciliğin yalnızca askeri veya ekonomik bir tahakküm olmadığıdır. Ona göre sömürgecilik aynı zamanda bilginin, dilin, tarihin ve hatta insanın kendisini algılama biçiminin işgalidir. Bugün bir toplum kendi tarihine başkalarının gözünden bakıyorsa, kendi değerlerini aşağılıyor ve kendi hikâyesini anlatamıyorsa sömürgecilik hâlâ devam ediyor demektir.
Hangi hakikat ölçüsü ?
Bu tespit aslında İslam medeniyetinin yüzyıllardır dile getirdiği bir hakikatin modern dünyadaki karşılığıdır.
Çünkü Kur'an-ı Kerim'in ilk emri "Oku"dur. Ancak bu emir sadece okumayı değil, nasıl okunacağını da öğretir. Kimin adına okuyacaksınız? Hangi gözle bakacaksınız? Hangi hakikat ölçüsünü esas alacaksınız?
Modern Batı düşüncesi son üç yüz yıldır kendisini evrensel aklın tek temsilcisi olarak sundu. Paris'te üretilen........
