menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BM'de kritik seçim

14 0
16.09.2026

Ankara yıllardır “Dünya beşten büyüktür” söylemiyle BM sisteminin reformunu savunuyor. Şimdi aynı beş daimi üye, Türkiye'nin reform edilmesini istediği sistemin yeni Genel Sekreterinin kim olacağında belirleyici olacak. Belki de seçimin en büyük paradoksu tam burada yatıyor: BM'yi değiştirmesi beklenen yeni Genel Sekreter, önce mevcut sistemin en güçlü beş ülkesinin onayını almak zorunda.

Cengizhan Cevahiroğlu / Gazeteci

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na hazırlanırken New York'ta yalnızca Gazze, Ukrayna, iklim krizi ya da büyük güçler arasındaki rekabet konuşulmuyor. BM koridorlarında bir başka önemli yarış daha yaşanıyor:

António Guterres'in koltuğuna kim oturacak?

2017'den bu yana Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini yürüten Guterres'in ikinci beş yıllık dönemi 31 Aralık 2026'da sona erecek. Yeni Genel Sekreter 1 Ocak 2027'de göreve başlayacak.

BM kurallarında üçüncü dönemi açıkça yasaklayan bir hüküm bulunmasa da örgütün tarihinde hiçbir Genel Sekreter iki dönemden fazla görev yapmadı. Guterres de mevcut yarışın adayları arasında değil.

Dolayısıyla BM'de artık António Guterres sonrası dönem konuşuluyor.

80 yıllık gelenek değişebilir

Seçimin belki de en dikkat çekici tarafı kadın adayların ağırlığı.

Birleşmiş Milletler'in kuruluşundan bugüne görev yapan dokuz Genel Sekreterin tamamı erkekti.

Bu kez ise yarışın güçlü isimleri arasında birden fazla kadın bulunuyor. Üstelik bölgesel denge de kadın adayların bazılarını avantajlı hale getiriyor.

Çünkü BM Genel Sekreterliği için yazılı bir coğrafi rotasyon kuralı bulunmasa da bölgesel denge uzun yıllardır seçimlerin önemli siyasi unsurlarından biri.

Şimdiye kadar Batı Avrupa'dan dört, Afrika'dan iki, Asya'dan iki Genel Sekreter çıktı. Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden ise yalnızca bir isim, Perulu Javier Pérez de Cuéllar, bu görevi üstlendi.

Cuéllar'ın görev süresi 1991'de sona erdi.

Bu nedenle New York'taki tartışmalardan biri de şu:

35 yıl sonra sıra yeniden Latin Amerika'da mı?

Yarışın öne çıkan isimleri

Mevcut yarışta özellikle üç isim dikkat çekiyor.

Bunlardan ilki Kosta Rikalı Rebeca Grynspan.

Eski Kosta Rika Başkan Yardımcısı olan Grynspan halen BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı UNCTAD'ın Genel Sekreteri. BM sistemini yakından tanımasının yanında uluslararası ekonomi ve kalkınma alanındaki deneyimiyle öne çıkıyor.

Güvenlik Konseyi'nde yapılan ilk gayriresmî yoklamada 10 "teşvik" oyu alarak yarışın ilk lideri olması da adaylığının yalnızca sembolik olmadığını gösterdi.

İkinci güçlü kadın aday Guyana'dan Carolyn Rodrigues-Birkett.

Eski Dışişleri Bakanı ve deneyimli diplomat Rodrigues-Birkett de Güvenlik Konseyi'ndeki ilk yoklamada Grynspan'ın hemen arkasında 9 destek aldı. Sonraki değerlendirmelerde de yarışın güçlü isimlerinden biri olmayı sürdürdü.

Bir diğer önemli isim ise Arjantinli Rafael Mariano Grossi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın başındaki Grossi, İran'ın nükleer programından Ukrayna'daki nükleer tesislerin güvenliğine kadar son yılların en kritik uluslararası krizlerinin merkezinde bulundu.

Bu nedenle diğer adaylara göre daha yüksek bir uluslararası görünürlüğe sahip

Ancak Genel Sekreterlik yarışında yalnızca güçlü olmak yetmiyor.

Veto edilmemek de gerekiyor.

Genel........

© Açık Görüş