Fon Tasfiyesinde Süre Uzarken Ne Değişiyor?
Bir ülkede tasarruf sahibinin en temel güvencesi, parasını emanet ettiği kurumların öngörülebilir kurallarla yönetildiğine duyduğu inançtır. Bu inanç sarsıldığında ortaya çıkan tablo yalnızca birkaç fonun ya da birkaç şirketin sorunu olarak kalmaz; piyasanın bütününe yayılan bir tedirginliğe dönüşür. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “fon soruşturması” kapsamında piyasalardaki belirsizlik sürerken, Sermaye Piyasası Kurulu'nun tasfiye sürecindeki yatırım fonlarına ilişkin yeni kararı tam da bu zeminde okunmayı hak ediyor.
SPK, tasfiye kapsamına alınan 131 yatırım fonu için daha önce 3 ay olarak belirlenen azami tasfiye süresini 6 aya çıkardı. Kurulun yeni düzenlemesinde, tasfiyeye konu fonların portföy yapıları ile piyasa koşulları dikkate alındı. Böylece 17 Eylül'de belirlenen azami 3 aylık tasfiye süresi, yapılan değişiklikle 6 aya yükseltilmiş oldu.
Buradaki ayrıntı, ilk bakışta göründüğünden daha önemli. Tasfiye, bir fonun kapatılması demek; içindeki varlıkların satılıp nakde çevrilmesi ve birikim sahiplerine geri ödenmesi anlamına geliyor. Bu işlem, sakin piyasa koşullarında bile sabır isteyen bir süreçtir. Varlıkların alıcısı hazır değilse, fiyatlar dalgalıysa ya da satış acele edilirse elde edilecek tutar, olması gerekenden düşük kalabilir. Süreyi uzatmak, bu anlamda bir gevşetme değil; tam tersine, tasfiyenin daha sağlıklı yürütülebilmesi için alan açma tercihi gibi görünüyor. Nitekim kararın gerekçesinde portföy yapılarının ve piyasa koşullarının dikkate alındığının belirtilmesi de bu yöne işaret........
