menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atatürk’ün armağanı 23 Nisan yaklaşırken

11 0
10.04.2026

Özellikle yaşlılar, genç kuşaklara emanet etmeye hazırlandıkları dünyamız için "iki kapılı bir han" benzetmesini yaparlar.

Yani insanoğlu doğduğu gün "kurulmuş oyuncak bebek" misali bu dünyanın eşiğinden içeriye adımını atar; yürür, yürür ve sonunda diğer kapıdan çıkıp sonsuzluğa uçup gider!

İki kapının önünde "gözyaşı" ve de sessizliği bozan "çığlıklar" atılır! Biri doğana "hoş geldin" i, diğeri de ölene "güle güle"yi anlatmak için yapılan birer ayinden ibarettir.

Anlayana ikisi de "hoş" ve de "anlamlı" verilmiş mesajlardır! Tıpkı "Yaş günleri ve "anma törenlerinde" ki gibi.

Ben, ilkini çocukluk fotoğraflarımdan, çevremdekilerin anlattıklarından çok iyi biliyorum; isterseniz "meğer kubbede baki kalan hoş bir seda imiş" sözleri ile birlikte 87 yaş zenginliğimin içinden bunları birer birer çekip, sizlerle paylaşabilirim.

Zaten annem, babam, dedelerim, anneannem ve babaannem de fotoğraf albümlerini bana bırakıp ikinci kapıdan çıkıp gitmemişler miydi? Ama ben onlardan farklı olarak çocuklarıma ve torunlarıma resimlerin yanı sıra hareketli resimlerimi, yaptığım yazı aktivitelerimi, gülüşümü, ağlayışımı, heyecanımı sevgimi daha renkli biçimde........

© 9 Eylül Gazetesi