Sistemsel İşlevsellik
İnsan vücudu birbirine bağlantılı ve karşılıklı etkileşim içindeki çok sayıdaki alt sistemlerden oluşur. Her biri kendine özgü bir fonksiyonu ortaya koyarken, işlevini etkin biçimde yerine getirmesi beklenir. Sinir sistemi, dolaşım sistemi, sindirim sistemi ve enzim sistemi gibi. İnsan bünyesinde bunlar kendi içinde bir yapılanma ve işleyişe sahiptir. Bunların üstlendiği fonksiyonlarda bir bozulma ve çürüme diğer alt sistemleri ve tüm bünyeyi etkileyebilir. Eğer her biri kendi fonksiyon ve işlevini sağlıklı ve etkin olarak yerine getiriyorsa bünye bir bütün olarak sağlıklı ve etkindir. Ayrıca insan bünyesi, bu etkileşen sistemleri için uygun ortam oluşturan bir yapılanma da yaratmış bulunuyor. Vücut yapısı, kemik yapısı, iskelet yapısı, kas yapısı gibi. Bunlar da hem kendi aralarında hem de değindiğimiz sistemlerle karşılıklı etkileşim içinde birlikte insan sağlığının işlevselliğini birlikte belirlerler. Görüldüğü gibi insan bünyesi çok sayıdaki yapılar ve sistemlerin birlikte ve uyum içinde birbirini tetikleyen fonksiyonlar sayesinde işleyiş, işlevsellik ve etkinlik kazanıyor. Aksi durumda birinde başlayan bozulma veya aksama insan bünyesinin organize yapılanışı içinde bir diğerini, hatta tüm bünyenin işlevsiz kalmasına yol açabiliyor. Örneğin bir kalp krizi, pıhtı atımı gibi.
Benzer bir durum toplumsal yapılanma ve süreçler için de geçerlidir. Toplumsal bütünün ana sistemleri olarak, ekonomik, sosyal, politik, kültürel ve teknolojik alt sistemler bulunuyor. Bu alt sistemlerin her biri kendi içinde ve kendine özgü bir sistemleşme, yapılaşma ve işleyiş süreci gösterirken, diğerleri ile karşılıklı etkileşim gösterirler.........
