EYLÜL’DE GEL
Güz geldi; kışa doğru yol alıyoruz.
Yazmanın, okumanın, sanat ve yazınla uğraşmanın güzel zamanlarındayız. Yaz mevsimi iyidir, hoştur; ama sıcağın bunaltısında yazmak, okumak da bir o kadar sıkıntılı, zorlu, yorucu, terli.
Belki ben çok terleyen, aşırı sıcakla uyum sağlayamayan sıkıntılı biriyim de onun için mi? İzmir sıcağı da çekilir gibi değil yaz boyunca. Olsun İzmir her mevsimde sevilir, yaşanır, çekilir.
Eylül benim için de önemli, anlamlı bir aydır. 1977 yılı Eylül’ünde otobüsle Belkahve’den giriş yaptım İzmir’e. Bu kentin havasını soluyorum, şiirine dokunuyorum, dostluklar çoğaltıyorum.
Bugün 9 Eylül. İzmir’in düşman kuşatmasından, baskınından kurtuluşunun 104. yılı.
Anlamını, tadını yitirmeyen şarkı; Alpay’dan. 1975’ten günümüze unutulmayan:
Okul yolu sensiz , ölüm kadar sessiz
Geçtim o yoldan dün, içim doldu hüzün.
Yapraklar solarken, adını anarken
Yok yok yok, gitme gitme gel
Ben de bu çağrıya uyarak TRT Diyarbakır Haber Bürosundan Eylül başında İzmir’e çıkarma yapmışım. An güncellemesiyle 49 yıldır İzmir’in gönlünde, kalbinde, tadında, dokusundayım. Gelir gelmez de şu dizeleri seslemişim:
yetmiş yedide dileğimin mumları aydınlık
kavuştum imbat........
