Kenetlenme vakti!
Bir takımı gerçekten ne galibiyetler ne de şaşaalı zaferler ele verir; asıl karakter, en karanlık ve en sarsıcı anlarda rüzgâra nasıl direndiğinizle ölçülür.
Göztepe, kendi evinde Gaziantep FK karşısında ilk yarı sahaya yayılan o tepeden tırnağa içler acısı tabloyla sadece dört golü kalesinde görüp ligin dibine demir atmadı; aynı zamanda uzun süredir halının altına süpürülen kronik akıl tutulmalarının faturasını ağır ödedi.
Fakat madalyonun diğer yüzünde, ikinci yarıda doping yapmışçasına dirilen, önde basan ve bu armanın ruhunu sırtlayan bir Göz Göz vardı. Aynı kadro, aynı forma ama kırk beş dakika arayla iki zıt Göztepe...
Bu tezat, sorunun teşhisini de açıkça önümüze koyuyor. Problem futbolcuda değil; sistemde, tercihlerde ve bu yapıyı bu hale getiren akıldadır. Söylemek acı ama kaçınılmaz. Testi bugün kırılmadı, amma velakin gayet ciddi biçimde çatladı.
Rakamlar bu acı tablonun en tarafsız tanığıdır. Ligin ilk dört haftasında kalesinde 11 gol gören bir Göztepe izliyoruz. Oysa geçen yıl aynı periyotta bu sayı sadece birdi. Stoper hattındaki agresiflik kaybı, atletizmdeki gözle görülür düşüş ve kalede arkasını toplayan bir liderin yokluğu, takımı ligin en kolay gol yiyen yapısına dönüştürdü. Sezon başından beri form tutmayan kalecideki inat,........
