menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir İnternet Sitesi değil, Bir İz İnşa Etmek!

17 0
31.05.2026

Küçük oğlum Tolga büyük bir iş çıkardı, bana keyif verecek bir armağan verdi. Her gün yayınlamakta olduğum günlük yazılarımı artık internet siteme yerleştiriyorum, derli toplu her an, hepsini bir arada görüyor, rahatlıkla anında istediğimi bulabiliyorum. Tabii bunun kalıcı olduğunu, benden sonra da bir kitap mahiyetinde kendi varlığını devam ettirecek olması da ayrı ve önemli bir durum… İşte bugün bu konu üzerinde yazacağım.

İnsan bazen bir bilgisayar ekranının başında otururken hayatının en sessiz kararını verir. Kimse alkışlamaz. Kimse fark etmez. Ama o an, gelecekte yüzlerce insanın uğrayacağı bir kapının ilk taşı konur.

Bir site kurmak çoğu insan için teknik bir iştir. Dijital adres alınır, tasarım yapılır, birkaç sayfa hazırlanır ve yayınlanır. Zor, beceri, tecrübe isteyen bir iştir. Bu nedenle ben yapmadım, yapamadım; genç ve zeki oğlum hazırladı… Oysa işin görünen kısmı yalnızca budur. Asıl mesele; görünmeyen tarafta başlar.

Çünkü her site, sahibinin zihninden dışarı taşan dijital bir karakterdir. Bir marangozun elinden çıkan masa nasıl onun sabrını taşıyorsa, bir insanın kurduğu site de onun düşünce biçimini taşır. Düzeni, üslubu, yaklaşımı… Hepsi aslında “Ben buyum.” demenin sessiz bir yoludur.

“İnsan yaptığı işle görünür.”

Bugün bu sözün modern karşılığı şudur:

“İnsan dijitalde bıraktığı iz kadar hatırlanır.”

Turistler bir zamanlar gittikleri bir beldede dillere destan küçük bir kitapçı dükkânına da uğramışlar. Dükkânın sahibi yaşlı bir adammış. Raflar........

© 9 Eylül Gazetesi