Dokuz Eylül ve Truva Atları!
Tanıyanlar bilir son derece barışçıl, dostluğu her şeyin üstünde tutan bir yapım vardır.
Buna karşın, tarihe ve tarihteki savaşlara karşı büyük ilgi duyarım.
Her ne kadar farklı alanlarda kitaplar okumaya özen göstersem de iş filmlere gelince tarihi ve savaş filmleri ilgi alanımın başında gelir.
Aşkımız İzmir ve Ege toprakları; kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış, bu coğrafyada yaşanıla gelen efsaneler bugün bile hala filmlere, romanlara konu olmaya devam ediyor.
Geçen pazar gece 01.00 seansında kızım Sudem’le, Christopher Nolan’ın Odyssey’ini izledik. Ünlü yönetmen gerçekten bir başyapıt ortaya koymuş.
Ancak filmi izlerken ne aklıma geldi biliyor musunuz?
Bugün efsanelere konu olan sadece Truva’da değil, hemen hemen bütün medeniyetlerin yıkılmasına genellikle bir ‘Truva atı’ sebep olmuş.
Elbette sadece bir ‘Truva atı’ var, ancak yıkılmayacağını düşünen bütün medeniyetler, o ülkenin kendi insanı kasıtlı ya da bilmeden sinsi düşmana kapıyı açtığı için yok olup gitmiş.
Kendini dev aynasında gören, günlerini, aylarını, yıllarını zevk-i sefa........
