menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'1 Mayıs'ı bir daha düşünelim

4 0
previous day

Geçtiğimiz hafta sonunda 1 Mayıs’ı kutladık.  Geçmişi hatırlamak, bugünün sorunları üzerinde düşünmek, emekçiler arasında birlik oluşturarak, yaşanan derin sorunlara ve sıkıntılara nasıl bir programla çözüm üretilebileceği üzerinde düşünmek için 1 Mayıs iyi bir fırsat olabilir.

Peki, 1 Mayıs günü bir araya gelme ve yaşananlar üzerinde düşünüp, çare üretme ya da plan yapma günü olarak  mı algılanmakta ve yaşanmaktadır? Evet, 1 Mayıs günü emekçiler meydanlarda bir araya geliyor, yürüyüşler yapılıyor, halaylar çekiliyor. Meydan toplantılarında bazı sendika ya da emek liderleri konuşmalar yaparak günün mana ve önemini belirtiyorlar. Birkaç saatlik böylesi usulü seremonilerden sonra ne oluyor? Yorgun olarak herkes kendi yuvasına dönüyor. İstenen bu mudur!

Sizce, gelecek sermaye yatırım planları ve emek sömürüsü üzerinde çalışan sermaye sahipleri emekçilerin 1 Mayıs toplantılarından ürküyor mu? Şimdi ben size şöyle bir soru yöneltiyorum: geçtiğimiz 1 Mayıs toplantılarında ya da gösterilerinde,  sermayeyi ürkütücü, ya da düşündürücü bir eylemin gerçekleştirildiğini, ya da hiç değilse güçlü bir  mesajın verildiğini düşünebiliyor musunuz? Ben düşünemiyorum.

Peki, durum bu ise, niçin bu kadar zahmet, salt bir eğlence uğruna mı yapıldı bütün merasimler! Gerek Marx yazılarında gerek yaşadığımız toplumsal pratiklerden şunu öğreniyoruz ki, 70 küsur yıllık Sovyet deneyimi dışında, kapitalizm tarihinde iki kez kısmen de olsa emekçileri rahatlatacak sosyal demokrasi dönemi yaşanmıştır. Bunlardan birincisi Prusya lideri Otto von Bismarck’ın, 1871 yılında tarih sahnesine çıkıp kısa süre yaşamda kalan Paris Komününden........

© 12punto