menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atatürk, Cumhuriyet’in düşünsel hazırlığını nasıl yapmıştı?

232 0
yesterday

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı verilen Kurtuluş Savaşı’nın ve savaşla birlikte, eş zamanlı olarak başarılan egemenlik devriminin ürünü olan Cumhuriyet; Türk Milleti için bir rejimden, bir yönetim biçiminden fazlasıdır. Çünkü tam bağımsızlıktır. Ulusal egemenliktir. Hukuk devletidir. Medeni Kanun’dur. Yurttaşların eşitliğidir. Ulus bilincidir. Saraya, saltanata değil, vatana ve millete sadakat beslemektir. Hakça paylaşmaktır. Sosyal adalettir. Halkın eğitimidir. Özgürce bilim yapmaktır. Sıtmadan, veremden, cüzzamdan kurtulmaktır. Kendi uçağımızı yapmak, kendi ilacımızı üretmektir. 

O nedenle Cumhuriyet; kimilerinin “enkaz bıraktı”, “travma yarattı”, “parantezdir”, “reklam arasıdır” demelerine rağmen, milletin belleğinde, bilincinde ve gönlündedir. Rical-i devlet Atatürk’le arasına mesafe koydukça, Atatürk’ün sine-i millette daha çok sahiplenilmesinin sebeplerinden biri de budur, Cumhuriyet’tir. 

HALKIN TEŞKİLATLANMASI VE CUMHURİYET

Zor koşullarda kurulmuştur Cumhuriyet. Önce kongrelerle halk örgütlenmiş, ardından Meclis açılmıştır. Muharebe meydanlarında, cephelerde savaşırken, devletleşen ve milletleşen bir halkın, haklı kavgasının eseridir. Ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte, dünyanın 1. Dünya Savaşı sonrasında altüst olduğu bir süreçte, tarihsel bir kırılma noktasında kurulmuştur. Kutsal bir isyanın, milli bir inadın, asil bir inancın, büyük bir iddianın ürünüdür. 

Önce milleti savaşa hazırlamış, sonra Meclis’i açmış, ardından orduyu kurmuştur Atatürk. Meclis Milletin, ordu da meclisin emrindedir. Meclis de milletindir, ordu da. Meclis de millidir, ordu da. Bir kısmı Atatürk’ün Samsun’a çıkmasından önce Anadolu’da toplanan yerel kongrelerde, kurulan millici, vatansever, işgal........

© 12punto