Bir 'türev': Dünyada mutlak butlan, Türkiye’de mutlak butlan!
Cumhuriyet rejiminin kurucu ilkelerindendir, malum: Yurtta sulh, cihanda sulh!
Cumhuriyetçi kurum, kuruluş ve kuralların bire kadar kırılmasıyla birlikte bu ilkenin de gömüldüğünü söyleyebiliriz. Ancak...
Ancak bir başka benzerlik daha var. Mutlak butlan üzerinden bir benzerlik...
Şu soruyla başlayalım: Türkiye’de, gündemin ana konusu “mutlak butlan”, tamam, ama bu dış dünyadan bağımsız bir karar mı?
Hukuki bir kavramdır, malum, bir “işlemin” en başından itibaren geçersiz, daha doğrusu “yok” ilan edilmesidir. Hukuktan çıkalım ve toplumsal-siyasal yaşama geçelim: Bir devletin doğmamış olduğunu da mutlak butlan çerçevesinde düşünebiliriz. Kavramı zorlayarak, böyle kabul edelim. İyi...
İyi de, bu bizdeki mutlak butlan bir sürpriz mi, yoksa bir sonuç mu, daha doğrusu, dışarıdaki gelişmelerin mecbur bıraktığı gecikmiş bir zorunlu görev mi? CHP’ye yönelik “mutlak butlan”dan söz etmiyoruz. O var, ama o kadar da önemli değil. Biz, burada Türkiye’nin parçalanması kararına, o kararın tetikleyicisi bir gelişmeye dikkat çekiyoruz. O da Türkiye dışındaki bir hadisenin sonucu.
Gerçi AKP yönetiminden her şey beklenebilir. Ancak bu yönetimin güç aldığı bir enerji merkezi veya büyük bir gelişme yaşanmış olmalı. Nerededir? Nedir?
Geleceğimiz nokta o: 36 yıl önceki bir “uluslararası mutlak butlan” ilanı, tarihi geriye doğru hızlandırdı; Doğu Avrupa ağırlıklı Avrasya’da 1989/90 dönemecinde ve........
