Avrupa ve Türkiye: Bir 'has parti' tartışması
AB’nin veya başta ABD olmak üzere dünyadaki emperyalist devletlerin has dayanağı, bölgemizde, Türkiye mi? Kuşkulu. AB tekellerinin veya ABD devlerinin Türkiye’deki “has partisi” AKP mi? Pek değil. Türkiye’deki sermayenin “has partisi” kim peki? AKP mi?
Sermayenin, ulusal ölçekte veya uluslararası ölçekte bir “has partisi” olur mu? Vazgeçemeyeceği, “en sevdiğim” diyeceği ve adeta üzerine kapaklanacağı?
Yakınlarımıza bakalım.
Bulgaristan’a şaşıran oldu mu? Brüksel, Budapeşte’de aldığı mesafeyi, Sofya’da yitirdi. Bir “Rus yanlısı” olarak damgalanan Viktor Orban, iktidarı “AB’ci” Peter Magyar’a devretti. Tersi, Bulgaristan’da pazar gecesi yaşandı ve sandıktan Rusya yanlısı diye etiketlenen Rumen Redrov çıktı.
Ukrayna savaşının sürmesi için her şeyi yapan Avrupa’nın hesapları boş çıktı. Macaristan’da aldığı mesafeyi, Bulgaristan’da kaybetti. Ne kadar kaybetti, bilemiyoruz.
YUMURTALARIN HEPSİ TEK BİR SEPETE Mİ?
Türkiye’ye bakalım. Macaristan ile Türkiye’nin ortak bir paydası var gibi: İkisinde de sermaye rejimi egemen. Bulgaristan da öyle. Dolayısıyla Macaristan’daki ve Bulgaristan’daki seçim sonuçlarına bakarak bir meselenin altını çizebiliriz: Yöneten sınıf, hiç öyle yumurtaların hepsini tek bir sepete koymuyor. Tek bir partiye ve onun liderliğindeki bir koalisyona “kilitlenmiyor”, diğer olanakları yok saymıyor.
Eski bir tartışma aslında şu “sermayenin has partisi” kavramı. Sermaye, dönemin gereklerine göre bazı partileri, bürokrasileri, kültür kurumlarını, hatta askeri darbeleri destekleyebiliyor. O zaman sermayenin, hatta emperyalizmin has partisinden değil, has kadrolarından söz edebiliriz. Bu “has” kadrolar değişik partilere ve kurumlara dağılmış bulunuyor. Güncelliğin ve toplumsal krizin gereği neyse, o doğrultuda kullanılıyorlar. Kadrolar hazır çünkü...
Böyle bakınca AKP’nin tedirginliğini anlamak mümkün. Normal. Kendisinden kolayca vazgeçilebilir ve eziyet ettiği insanlar bir anda kendisinden hesap sorar hale gelebilir. Öyle olacağı da anlaşılıyor. Yaşam koşulları o kadar kötüleşti ki, bir iktidar değişimi kaçınılmaz. Almanya ile Türkiye’deki gıda fiyatlarını ve kiraları avro cinsinden karşılaştırmak bile........
