menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aklın devre dışı bırakıldığı ülke sadece Türkiye mi?

9 0
29.05.2026

Arada bir büyük fark yok.

Türkiye ile “demokratik AB ülkeleri” arasında.

Tersine, ortada çok ciddi bir paralellik var.

Şöyle başlayalım: Türkiye toplumunda bir dip dalgası oluştuğunu söyleyebiliyoruz. Halkın artık dayanacak gücü kalmadı. Bu öfke bir yerde, bir kıvılcımla patlayacak. Zaten de son girişimler sözü geçen dip dalgasını, tıpkı 2015'teki Haziran günlerinde olduğu gibi, ele geçirmeyi ve boşa düşürmeyi hedefliyor.

İslamcı iktidarın tüm planı bu doğrultuda. Ama işin içinde “muhalefet” de var.

Toplumcu bir iktidar için şartların oluştuğunu düşünseydi muhalefet, bu toplumcu iktidarın, mevcut iktidardan da alışılmış muhalefetten de, hadi CHP ve DEM diyelim, programatik açıdan nasıl farklılaşacağını gösterirdi herhalde.

Bütün bu soruların şu anda yanıtı yok.

Ama bildiğimiz, tanıdığımız Türkiye uzun yıllardır zaten sahneden çekilmiş ve İslamcı bir iktidarın yumruklarıyla ezilip bükülmüş, hatta küçülmüş durumda. Cumhuriyet yok artık.

Parçalanıyor göz göre göre...

İyi de neden parçalanmasın? Sonuçta çevresi döküm döküm dökülen bir siyasi birim, bir ülke, neden çevresindekilerin, yakın ve uzak komşularının kaderinden farklı bir süreç yaşasın? Yugoslavya-Suriye hattından neden farklı bir hatta kalınsın ki? Oraya itiliyoruz.  

Bu bölgenin kilit hattının Türkiye-İran hattı, Türkiye'nin de kilit ülke olduğunu, planın son büyük aşamasının bu iki büyük siyasi birimin çözülmesinden geçtiğini burada yazmıştık. Galiba Oded Yinon Planı'na da dikkat çekmiştik.

Çok ama çok kısa bir özetle şuydu: İsrail’in bölgesel bir emperyal güç olarak ayakta kalabilmesi için mevcut Arap devletlerinin mutlaka etnik veya dini temelli daha küçük devletlere bölünmesi, bu sürecin desteklenmesi gerekiyordu. 1980'ler için hazırlanmış ve ünlü Yahudi aydını Israel Shahak tarafından dünyaya........

© 12punto