15 Temmuz soruları... Nasuh Mahruki’nin 'Suçu'!..
15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında başından vurularak infaz edilmek istenen, dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan, 103 gün komada kaldıktan sonra gözünü açtığında ilk sorduğu sorunun, “Bu ülkede demokrasi var mı?” olduğunu vurguladı. Aslan, 253 şehit verdiğimiz 15 Temmuz’un unutulmaması ve Z kuşağı denilen gençlere bunların çok iyi anlatılması gerektiğini de kaydetti.
15 Temmuz’un üzerinden tam 10 yıl geçtiğine göre, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olan Aslan’ın, “Bu ülkede demokrasi var mı?” sorusundan hareketle sadece son 1 ayda yaşananları hatırlatalım.
7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde sadece NATO karşıtları değil, TEMA’cı teyzeler bile gözaltına alınıp tutuklandı... Saadet Partisi’nin astığı “NATO’ya hayır” pankartları ya kesilerek indirildi ya da para cezası kesildi...
Böylece ceza hukukunun temeli diye bildiğimiz ve Anayasa’nın 38’inci, TCK’nin 2’nci maddesinde vücut bulan “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine rağmen fiilen “NATO’ya karşı olma suçu” gibi bir suç icat edilmedi mi?
Erdoğan yıllarca, “Kimse hukukun üstünde değildir; layüsel, imtiyazlı değildir.” dedi. Bu anlayışla, bir yandan milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılırken, öte yandan bırakın eleştirmeyi iktidar çeperindekilere, yargı başta olmak üzere devlet görevlilerine neredeyse “gözünün üstünde kaşın var” denmesi suç haline getirilerek, devasa bir “imtiyazlı” sınıf yaratılmadı mı?
İşte bunun son iki örneği:
Yılların gazetecisi Ali Çağatay, polislerin bir operasyondaki ilişkilerini sorgulayan paylaşımı yüzünden 1.5 aydır hapiste. Daha iddianamesi bile hazırlanmadı.
Sanki her gün medya manşetlerini kamu görevlilerinin, suç örgütleriyle ilişkilerine dair haberler süslemiyor!.. Şu Gülistan Doku olayında, dönemin Tunceli Valisi’yle ilgili iddialara bakın, yeter.
Bir başka gazeteci Fatma Sibel Gürcihan; o da eski bir bakan hakkındaki iddiayı hatırlattığı için tutuklandı.
Ya Sözcü TV’de HTŞ lideriyken Suriye Cumhurbaşkanı yapılan Colani/Şara’ya ilişkin eleştiriler üzerine RTÜK’ün, “Komşumuz Suriye’nin meşru Devlet Başkanı’na yönelik asılsız ithamlar üzerinden, iyi komşuluk ilişkilerine zarar verebilecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika vizyonu, temel ilkeleri ve diplomatik doktriniyle bağdaşmayan ifadeler kullanıldığı” gerekçesiyle inceleme başlatmasına ne demeli?
Bu gidişle İmralı’daki teröristbaşına ve PKK’lılara, hatta Trump’a tepki göstermek de suç sayılırsa, şaşırmayız herhalde!..
“Tiyatro” Diyene Adli Kontrol Demeyene Hapis
Nur topu gibi bir “suç”umuz daha oldu; 15 Temmuz’u sorgulama suçu.
Önce 12 Temmuz’da Bahçelievler Belediye Meclis’indeki anma programında, 15 Temmuz için “tiyatro” dedikleri iddia edilen iki CHP’li meclis üyesi “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla gözaltına alındı. Nihayetinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldılar.
Onlardan bir hafta sonra, aynı iddiayla bu defa da AKUT eski başkanı Nasuh Mahruki gözaltına alındı ve paylaşımında, “kontrollü darbe” ifadesi yer aldığı halde “tiyatro” dediği öne sürülerek tutuklandı. Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında; Mahruki’nin “571 bini aşkın takipçisinin bulunduğunun, söz konusu provokatif paylaşımın kısa sürede 76 binden fazla görüntüleme alarak........
